21 Nisan 2012 Cumartesi

ESET Tehdit Raporu Virüs

Virüs dünyasında büyük hareketlilik


Antivirüs yazılım lideri ESET tarafından yayınlanan Mart ayı Dünya Tehdit Raporu’na göre, dünyanın en çok görülen ilk 10 virüs listesine bir ay içinde bugüne kadar hiç olmadığı kadar çok yeni tehdit eklendi. ESET uzmanları, görülme sıklığı giderek yoğunlaşan dört yeni zararlı yazılım tespit etti. Bu yeni zararlılardan güvenlik ile ilgili bazı site ve bloglar da etkilendi.
 
Gerçek zamanlı zararlı yazılım verilerini derleyen bulut tabanlı ESET Live Grid istatistiklerine göre Mart ayına, hızla yaygınlaşarak ilk ona giren dört yeni zararlı yazılım damgasını vurdu. Bu zararlıların ortak yönü, farklı yöntemlerle kullanıcıyı belli web sayfalarını yönlendirerek, bilgisayara virüs bulaşmasını sağlamaları.
 
Yeni zararlılardan “JS/Agent”, hacklenmiş web sayfalarında tespit edilen bulaşıcı JavaScript’lere verilen genel etiket. Bu virüs listede 5. sıraya yerleşti. “JS/Iframe” ise internet tarayıcıyı zararlı yazılımlarla dolu başka bir sayfaya yönlendiriyor. Bu tür zararlıların program kodları genellikle HTML sayfaların içine gömülüyor. Diğer yeni katılımcı “Win32/Sirefef”, tarama motorlarının sonuçlarını reklam içeren sayfalara yönlendiren bir truva atı. İlk on tehdit listesinin sonuna yerleşen “JS/Redirector” ise tarayıcıyı zararlı yazılımlar barındıran adreslere yönlendiren bir truva atı.
 
Güvenlik ile ilgili sayfalar da hedef
 
JS/IFrame ve JS/Agent, geçtiğimiz ay güvenlik ile ilgili site ve bloglar da bile tespit edildi. Konuyla ilgili bilgi veren ESET Güvenlik Takımı Lideri Robert Lipovsky, "Güvenlik ile ilgili web sitelerini ziyaret etmek bile bazen tehlikeli olabiliyor. Mart ayında zerosecurity.org adlı siteyi ziyaret ettiyseniz ve aynı zamanda bir ESET kullanıcısıysanız zararlı yazılım uyarısı ile karşılaşmış olmanız muhtemel. Genellikle bu tür teknikler, kullanıcıların bilindik bir siteyi ziyaret ederlerken yanlışlıkla ve farkına varmadan zararlı yazılım indirmesi ile sonuçlanıyor. Bu arada zerosecurity.org yöneticisi ESET tarafından uyarıldıktan hemen sonra gayet hızlı davranarak zararlı yazılımı siteden kaldırdı. Bu türden saldırılar hepimizin başına her an gelebilir ve geliyor” açıklamasını yaptı.
 
En çok görülen tehdit
 
Öte yandan dünyada en çok görülen tehdit, “HTML/Scrinject.B” oldu. Bu virüs, güvenilir olarak bilinen web sitelere yerleşerek, kullanıcıyı sahte linklere yönlendiriyor ve kötü amaçlı yazılımların bilgisayara indirilmesine neden oluyor. “HTML/Scrinject.B”, Ocak ayından bu yana dünya tehdit liderliğini sürdürüyor

DİYELİM Kİ DERSANELER KALDIRILDI N'OLACAK?

DİYELİM Kİ DERSANELER KALDIRILDI N'OLACAK?

dersane, özel okul, 4+4+4, LYS, YGS, sınav
Analiz - 27 Mart 2012 10:44
Nazlı Ilıcak'tan, 4+4+4 sistemiyle dersanelerin de kaldırılacağı söylemlerine yanıtlar ve iddialara yönelik önemli sorular...
- LYS sürdüğüne göre, o sınava da hazırlanmak gerekmiyor mu?
- Türkiye gibi okullar arasında büyük dengesizlikler olan bir ülkede, orta öğretim başarı puanı nasıl belirleyici olabilir? Ayrıca, bu, iltimasa açık bir sistem değil mi? 
- Lise son sınıfta yapılan olgunluk sınavı sonuçları nasıl ve kimler tarafından değerlendirilecek?
- İlk 4 yıldan sonra, kolejlerin orta kısmına gitmek isteyenler imtihana girmeyecek mi? Bu imtihana ne şekilde hazırlanacaklar? 
- Yabancı kolejler ve yüksek düzeyde eğitim veren özel okullar mevcut. Onlar sınav koyacaktır.
- Bu şartlar dahilinde, dershaneleri nasıl kaldıracağız?
***
'Dershaneler nasıl kaldırılacak?' sorusunu yönelten Sabah'tan Nazlı Ilıcak, eğitim sisteminde düşünülen yenilikleri değerlendirdiği yazısında dikkat çeken tespitlerde bulundu. İşte Ilıcak'ın o analizi:
Tayyip Erdoğan, Kore yolunda önemli bir açıklama yaptı ve dershanelerin kaldırılacağını söyledi. Arzu eden dershane özel liseye dönüşebilecek, uyum sağlayamayan ise kapatılacak. Sınav sistemi sürdükçe dershaneler de var olacağına göre, sınavdan da vazgeçilecek. Peki imtihan olmadan üniversiteye nasıl girilecek? Bunun cevabını Başbakan'ın konuşmasından ya da bilahare yapılan açıklamalardan anlamak mümkün. Öğrenci, orta öğretim başarı puanı ve olgunluk sınav puanının ortalamasına göre, Lisans Yerleştirme Sınavı'na (LYS) girme hakkını kazanacak. Dolayısıyla, üniversiteye girişte ilk eleme için kullanılan Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) kaldırılacak.
Bu vaadi pek ikna edici bulmadım. Bir kere LYS sürdüğüne göre, o sınava da hazırlanmak gerekmiyor mu? Bu birinci sorum. İkincisi, Türkiye gibi okullar arasında büyük dengesizlikler olan bir ülkede, orta öğretim başarı puanı nasıl belirleyici olabilir? Ayrıca, bu, iltimasa açık bir sistem değil mi? Üniversiteye girebilmek için, birçok talebe not ortalamasının yükseltilmesini hocalarından isteyebilir. Bunun yanı sıra, lise son sınıfta yapılan olgunluk sınavı sonuçları nasıl ve kimler tarafından değerlendirilecek? Merkezi bir sistem mi söz konusu olacak? Yoksa olgunluk sınavında notu, öğrencinin kendi okulundaki öğretmenler mi verecek?
Yabancı kolejlerin (Sözgelimi, St. Joseph, Robert Kolej, Üsküdar Amerikan, Notre Dame de Sion vs...) orta kısımlarının tekrar açılacağı belirtiliyor. Bu durumda, ilk 4 yıldan sonra, o kolejlerin orta kısmına gitmek isteyenler imtihana girmeyecek mi? Bu imtihana ne şekilde hazırlanacaklar? Sınavsız giriş mümkün olamaz; çünkü imkân sahibi herkes bu okullarda çocuklarını okutmak istiyor. Sınav yapılacaksa, okul tarafından mı düzenlenecek? O zaman, iltimas söylentileri ayyuka çıkmaz mı? Sadece yabancı kolejler değil, bazı yüksek düzeyde eğitim veren özel okullar mevcut. Onlar da sınav koyacaktır. Bu şartlar dahilinde, dershaneleri nasıl kaldıracağız?
Fen ya da Anadolu lisesi diye adlandırılan bazı devlet okulları da cazibe merkezi oluşturuyor. Onlar da yoğun taleple karşı karşıya. İddiaya göre, 4+4+4 modelinde, öğrenciler Anadolu ya da Fen lisesine hazırlanmak zorunda kalmayacak. Çünkü tüm liselerde arzu eden öğrenciler için, Fen, Sosyal Bilimler, Matematik, Spor ve Müzik gibi ağırlıklı eğitim paketleri bulunacak. Her lise bir Fen lisesi ya da Anadolu lisesi seviyesinde olacak. İşte bu iddiaya gülünür! Geçmişte bütün liseler Anadolu lisesine dönüştürüldü; hemen hemen hiçbirinde İngilizce öğrenme imkânı kalmadı. Toptan bir seviye düşmesi yaşandı. "Bütün liseler Anadolu ya da Fen lisesi olacak" demekle, maalesef hedefe ulaşmak mümkün değil. Türkiye'de en az 100 bin öğretmen açığı ve 100 bin derslik noksanı bulunuyor. Kalabalık sınıflar, sabahçı ve öğlenci olmak üzere ikili tedrisat, ya da farklı sınıfların aynı derslikte ders görmesi gibi uygulamalar mevcut. Ortaöğretim kurumları ya da üniversiteler arasında eğitimde büyük seviye farklılıkları var. Bütün bunlar düzeltilmeden atılacak adımlar kolay kolay sonuç getirmez. 
Cehalet diz boyu
Lise mezunu olsanız dahi, bazen cehaletten kurtulamıyorsunuz. Haber Türk'ten Pakize Suda, Anadolu'yu gezip, vatandaşa çok basit sorular soruyor. Geçen gün birine takıldım, "Kaçıncı yüzyıldayız?" sorusuna verilen cevapları bir görseydiniz! Kimi bilmiyor; kimi "20. yüzyıl" diyor. "72" diyene bile rastladım. Artık neyi kastediyorsa!
Bilgi yarışmasında Siyaset Bilimi okuyan genç kız, "TBMM'nin başka adı nedir?" sorusunun şıkları arasından (a) Parlamento, b) Yüce Divan, c) Danıştay d) Baro), Yüce Divan'ı seçti.
Pakize Suda, bir sonraki programında "Yüce Divan nedir?" diye sorsa, ancak 100 kişiden biri bilebilecek doğruyu.
Eğitim reformu adı altında getirilen 4+4+4, acaba bütün bu dertlere derman olabilecek mi?

YGS TÜRKİYE BİRİNCİLERİ BELLİ OLDU

Bu sabah açıklanan YGS sonuçlarıyla birlikte, Türkiye birincileride ortaya çıktı. İşte 500'er puan alarak Türkiye birincisi olan isimler...
YGS'de iki öğrenci bütün sorulara doğru cevap vererek tam puan aldı.
YGS birincileri bu sene Osmaniye ve Konya'dan çıktı.
YGS sonuçlarına göre, Osmaniye TOBB Fen Lisesi'nden Sümeyye Nur Satin ile Özel Merve Büyükkoyuncu Fen Lisesi'nden Abdullah Coşkun tüm puan türlerinde 500'er puan alarak birinci oldular.

31 Mart 2012 Cumartesi

İran çelişkisi

Başbakan Erdoğan, Kore dönüşü Tahran'a uğrayarak lider Hameney ve Cumhurbaşkanı Ahmedinecad ile görüştü. Doğal olarak ana konu Suriye... İran'ın nükleer programı konusunda Tahran'ı destekleyen ve bununla İran'ı kazanabileceğini hesaplayan Başbakan Erdoğan, Suriye konusunda Tahran'ın tersine bildik tavrını sürdürüyor. Bu tavır da İranlı liderler tarafından tepkiyle karşılanıyor ki Ahmedinecad, Erdoğan ile olan randevusunu bir gün erteledi. Hasta denildi ama bana göre değildi çünkü Ahmedinecad o akşam Türkmenistan Başbakan Yardımcısı ve öncesinde Beşşar Esad'ın özel temsilcisi Faysal Mikdad ile görüştü. Başbakan Erdoğan ile görüşen Hameney ise ''Suriye'de dış müdahaleye karşı olduklarını ve Esad'a verdikleri desteğin mutlak ve güçlü bir şekilde devam edeceğini'' söyledi. Hameney ayrıca Esad'ın reform çabalarına destek verdiklerini ve Amerikalıların Suriye'ye yönelik tüm planlarına karşı olduklarını söyleyerek ABD'nin bölge ülkelerini kendi planlarında taşeron olarak kullandığını hatırlattı.
***
Özetle Tahran en üst düzeyde Başbakan Erdoğan'a söylenmesi gerekenleri söyledi ve bildik tavrını tekrarladı. Bu tavrın bu düzeyde ve netlikte ortaya konması Ankara'yı sıkıştıracaktır. Çünkü benzer tavır Moskova ve Pekin'den geldi. Her iki ülke Kofi Annan'ın çabalarının desteklenmesi gerektiğini ve dolaylı da olsa İstanbul'da toplanacak 'Suriye Dostları' toplantısının anlamsız olduğunu belirtti. Buna benzer tavrı Delhi de toplanan BRİCS ülkeleri olarak bilinen Çin, Rusya, Hindistan, Brezilya ve Güney Afrika ülkelerinin liderleri ortaya koydu. Bu liderler Suriye'de barış ve istikrarın gerçekleşmesi için Annan'a destek verilmesini ve tarafların çatışmalara son vererek masaya oturmasını istedi. Tam da bu sırada Başkan Esad Annan'ın planını kabul ettiğini ve çözüm için gereken her şeyi yapacağını söyledi. Esad'ın bu söylemi Bağdat'ta toplanan Arap Liderler Zirvesi'nde yankısını buldu ve zirveden Suriye aleyhinde sert bir açıklama gelmedi. Çünkü Arap Birliği Örgütü'nün dönem başkanlığına Irak seçilmişti. Irak önceki dönemin başkanı olan Katar Şeyhi'nin tersine Suriye konusunda Esad'a tam destek vermezse de onu kolluyordu. İşte böyle bir ortamda yarın ''İstanbul'da önemli bir toplantı gerçekleşiyor. Türkiye bu toplantıya büyük umutlar bağlamıştı. Türkiye bu toplantı ile Suriye konusunda tam ve önder inisiyatif alabileceğini hesaplıyordu. Ama olmayacak. Çünkü başta ABD olmak üzere Batılı ülkeler Annan Planı'nı desteklemek zorunda. Katar ve Suudi Arabistan gibi Amerikan yandaşı ülkelerin ise ellerinde Suriye'ye karşı kullanacakları Arap Birliği Örgütü gibi bir silah yok artık. Rusya ve Çin ise 'Toplantıya gelmeyiz ama yakından izliyoruz' gibilerinden hafif tehditkar bir tutum içinde.
***
Anlaşılan Türkiye; Suriye konusunda yalnız kalıyor. Yalnız kalmak da bir şey değil. Çünkü Suudi Arabistan, Katar ve benzer Amerikan yandaşı ülkeler ile ABD ve Fransa ile İngiltere gibi Batlı ülkeler Başbakan Erdoğan'a 
'Abi kusura bakma biz bir şey yapamıyoruz ama sen yaparsan sana destek veririz' türünden ateşe atma numarası çekebilirler. Bakalım Suriye konusunda fazlasıyla taraf olan Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Davutoğlu böyle bir oyun karşısında ne yapacak?

Tahliye yok olay var

F.Bahçe Başkanı Aziz Yıldırım'a12. duruşma sonunda tahliye çıkmadı, taraftar çıldırdı
Gülden  Kılıç
Şike davasında Aziz Yıldırım'a yine tahliye yok. 12. duruşma Çağlayan'da yapılırken 16 tutukludan 6'sı için daha tahliye kararı alındı. Ama F.Bahçeliler'in büyük merakla beklediği karar çıkmadı.. Başkan Aziz Yıldırım, Asbaşkan İlhan Ekşioğlu ve Muhabese müdürü Tamer Yelkovan'ın tutukluluklarının devamına karar verildi.
KARAR sonrasında Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'nde bulunan bazı F.Bahçeliler olay çıkardı, çevik kuvvetle çatıştı. Cinnet geçiren F.Bahçeliler kararı protesto etti. Önlem alan çevik kuvvet polisine sarı-lacivertli taraftarlar büyük tepki gösterdi. Müdahale yetersiz kalınca polis, havaya ateş açtı. 4 kişi gözaltına alındı, 8 polis yaralandı.
5 ÖNEMLİ GEREKÇE VAR
BU arada Yıldırım'ın tutukluluğunun devamına karar veren 16. Ağır Ceza Mahkemesi buna gerekçe olarak şunları sıraladı:

1- Kuvvetli suç şüphesi
2- Sanık beyanları
3- Delillerin toplanmaması
4- Suça ilişkin tanıkların dinlenmemesi
5- Mevcut delil durumu

PEKİ F.Bahçe için hayati önem taşıyan bir sonraki duruşma hangi tarihte? Bunun yanıtı ise 30 Nisan-5 Mayıs tarihleri. Aziz Yıldırım için 5 Mayıs'ta yeni bir tahliye kararı beklenecek. Lig 13 Mayıs'ta bitiyor.  

DEMİRÖREN DE DİNLENECEK
MAHKEMENİN aldığı bir başka karara göre ise 21 kişi tanık olarak dinlenecek. İşte önemli isimler: Yıldırım Demirören (TFF Başkanı), Mahmut Özgener (TFF Eski Başkanı), Abdullah Avcı (A Milli Takım Hocası), Uğur Uçar, Cihan Haspolatlı, Can Arat, Levent Kızıl, Lutfi Arıboğan.

ÇOK ÖNEMLİ GİZLİ TANIK
BİR başka ilginç karar ise 'taraftar' kod isimli gizli tanığın da 30 Nisan'daki duruşmaya getirilmesi oldu. Mahkemenin isteğine göre duruşma günü gizli tanıdığın hazır edilmesi için İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne yazı yazılacak. Bu gizli tanığın kim olduğu ise merak konusu.

FB'NİN 13 MAÇI İZLENECEK
MAHKEME TFF, Bucaspor ve Altay'ın müdahilik taleplerini kabul etti. Futbol yorumcusu Erman Toroğlu ve bir cumhuriyet savcısının talebini ise reddetti. Ayrıca Mehmet Ekinci, bir aylık süre içerisinde dava dosyasına gelen şike iddialarını içeren maç görüntülerini izleyeceklerini söyledi. Yani mahkeme, Fener'in 13 maçını seyredecek.

EMENİKE'YE YASAL DAVET
AYRICA mahkeme Emenike'nin savunmasının alınması amacıyla hazırlanan evrakın Rusya'ya gönderilmesine karar verdi.
TAHLİYE edilen isimler ise şunlar:
ABDULLAH Eker, Abdullah Karakuz, Selim Kımıl, Talat Emre Koçak, Abdullah Başak, Hakan Karaahmet...

1 Mart 2012 Perşembe

Ankara'da okullar tatil edildi

"Ankara Valiliği; Ankara İlinin dün sabah saatlerinden itibaren soğuk ve kar yağışlı havanın etkisi altına girmesi ile birlikte ani sıcaklık düşüşlerinin buzlanma ve don olayına sebep olacağı ile aralıklarla kar yağışının Perşembe günü de devam edeceğinin Meteoroloji Bölge Müdürlüğü hava tahmin raporlarından anlaşılmasıyla, olası olumsuz hava koşulları nedeniyle tüm vatandaşları tedbirli olmaları hususunda uyardı.

Ankara Valiliği açıklamasında, beklenen ani sıcaklık düşüşlerinin özelikle buzlanma ve don olayına sebep olacağı ve ayrıca aralıklarla kar yağışının devam edeceğinin beklendiği değerlendirildiğinden; Ankara İl Hıfzısıhha Kurulunun 29.02.2012 ve 3 sayılı kararı ile 01 Mart 2012 Perşembe günü de İlimiz Kamu Kurum ve Kuruluşlarında görevli hamile ve emzikli bayanlar ile kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği, kontrol edilemeyen tansiyon yüksekliği ve kronik hastalıkları olanların ve de engelli personelin idari izinli sayılması; resmi ve özel ilk ve orta dereceli okulların, yaygın eğitim kurumları ile anaokulları ve kreşler ile özel eğitim rehabilitasyon merkezlerinin de 01. Mart 2012 Perşembe günü tatilin 1 ( bir) gün daha uzatılması kararlaştırılmıştır." denildi.

Valilik açıklamasında, bölgemizde hafta sonuna kadar aralılarla devam edecek olan kar yağışı ile birlikte özellikle meydana gelebilecek don ve buzlanma nedeniyle ilgililerin ve vatandaşlarımızın dikkatli ve tedbirli olmaları ifade edilerek; " Cuma sabahından itibaren başta öğrenci velileri olmak üzere eğitim-öğretim kurumları yöneticilerinin; öğrencilerimizin sağlıklı ve ulaşım güvenlikleri ile eğitimlerinde sürekliliğinin olumsuz etkilenmemesi bakımından gerekli tedbirleri almaları" istenerek, "Sürücülerin araçlarına kar tipi lastikleri takmaları, araçlarında çekme halatı ve zincir bulundurmaları ile vatandaşlarımızın toplu taşım araçlarını kullanmalarının yararlı olabileceği" vurgulandı."

Okul Ne İşe Yarar?

  Her kurum gibi okul için de bu "Okul ne işe yarar" sorusu sorulur ve sorulması gereken, çok önemli bir sorudur. Kişilerin nerede...