İnternete özgürlük geldi!
27 Eylül 2010 Pazartesi 08:00İnternete girmek için telefon bağlatma zorunluluğu ve ayda 20 Lira sabit ücret ödemek tarih oldu. Üstelik bu yepyeni uygulamayla aynı fiyata iki kat hız geliyor!Artık internet için telefona sabit ücret ödemek yok!
İnternete girmek için telefon bağlatma zorunluluğu ve ayda 20 Lira sabit ücret ödemek tarih oldu. Üstelik bu yepyeni uygulamayla aynı fiyata iki kat hız geliyor!
Doping ADSL 2+'ın yepyeni icadı Doping Sade Internet sayesinde internet kullanıcıları artık sadece internet ücretini ödeyecek.
Kullanılmasa dahi sadece internete girebilmek için her ay telefona ödenen sabit ücret ödemelerini sona erdiren bu yeni icat sayesinde kullanıcılar aynı fiyata iki kat da hızlanabilecek.
27 Eylül 2010 Pazartesi
Başbakan'ın çılgın projesi bu olabilir!
Başbakan'ın çılgın projesi bu olabilir!
27 Eylül 2010 Pazartesi 14:04Hıncal Uluç'un yazısından sonra tahminler havada uçuştu ve hepsi yalanlandı ancak bir ihtimal daha ortaya çıktı. Nazım ALPMANOrkinosunu da al gitOkunma : 7311Yorum : 315:47 İran'da şiddetli deprem15:45 İLESAM'dan Osmanlıca kursu15:42 İsrail İran'ı füzeyle değil virüsle vurdu15:40 MİT Müsteşarı Fidan, Başbakanlık'ta 15:29 Pentagon'un ödünü patlatan kitap15:24 Rusya'da inanılmaz kaza kamerada15:22 Altın ve gümüş fiyatı rekor kırdı!15:19 Kaldırımdaki sakızına 514 dolar15:13 Otobüste öyle bir yere sıkıştı ki15:05 Kayseri'de ihracat artışa geçti15:00 Vergi ve SSK borçlularına müjde!14:57 Rusya-çin Arasında Yeni Enerji Koridorları14:52 Siirt'te öğrenci servisi devrildi14:39 Beni değil paramı kurtarın14:34 100 bin çocuk okumuyor
T.C. Cumhurbaşkanlığı Himayesinde çalışmaları süren Türkiye'nin Stratejik Vizyonu 2023, Cumhuriyetin Yüzüncü Yılına güçlü ve ihtişamlı girebilmesi için çalışmalarını sürdürüyor.
2008 yılındaki Hazırlık Çalıştayları ve Kongre'nin ardından 2009 ve 2010 yılındaki 81 İl Çalıştayları sonunda ortaya konacak.
HINCAL ULUÇ'UN SÖZ ETTİĞİ PROJE Mİ?
Sitede yer alan Murat Saylan imzalı bir dizi proje var. Bu projelerden birisinin Hıncal Uluç'un sözünü ettiği çılgın proje olma ihtimali üzerinde duruluyor....
Boğaza yapay ada, telefrik gibi tahminlerin yoğunluğu göz önüne alındığında projenin içeriğinin o söylentilere de neden olmuş olabileceği ihtimalini doğuruyor...
Türkiye'nin Stratejik Vizyonu sitesinde yen alan Murat Saylan imzalı projeler arasındaki Uygarlıklar Köprüsü projesinin Başbakan'ın 'çılgın projesi' olabileceği iddia ediliyor.
Projeler arasında bulunun Çanakkale Köprüsü, Hızlı Tren ve Yerli Otomobil'in de gerçekleşmesi yönünde adımlar atılıyor olması, ihtimali daha da güçlendiriyor:
BAKIN PROJELER NELER İÇERİYOR?
- Uygarlıklar Köprüsü
İstanbul boğazındaki köprülerin arasına bir anıt köprü kuralım. Bu köprü diğer köprülere benzemesin. Mimarisi ve büyüklüğüyle herkesi şaşırtsın. Birbirinden çok uzakta 4 ayağı olsun. İkisi Avrupa yakasında, ikisi Asya yakasında. Ayakları bir daire birleştirsin. Dairenin üstü gezi ve kafeler alanı olsun. İnsanlar ayakların üzerinde yürüyerek daireye ulaşsın. Burada, muhteşem boğaz ve İstanbul manzarası eşliğinde insanlar yemek yiyebilsin, keyifli dakikalar geçirebilsin. Köprü sadece yaya trafiğine açık olsun. Köprünün altında teleferik kabinleri yolcu taşısın. Daireye ulaşmak için acelesi olanlar ve sadece karşıya geçmek isteyenler için köprünün ayakları ve dairesi altında gidip gelen bu raylı kabinlere binsinler. Bir ayağın dibinden diğer ayağın dibine insanlar kabinde seyahat edebilsinler. İstanbul ve boğaz manzarasının eşsiz güzelliğini görsünler.
Uygarlıklar Köprüsü’nün 100. yıla faydaları neler olabilir?
• Dünyada Türkiye’nin ve Türklerin imajını olumlu anlamda değiştirir. Türkiye’ye ve Türklere sempati artar.
• İstanbul’u dünyanın en güzel kenti yapar.
• İstanbul’u dünyanın başkenti yapar.
• İstanbul’u sonsuza kadar Türk kenti yapar.
• Türkiye’nin ve İstanbul’un simgesi olur.
• Çok turist çeker. (Yılda 20 milyon)
• Dünyanın 7 harikasından biri olur.
Kaynak: haber7.com
27 Eylül 2010 Pazartesi 14:04Hıncal Uluç'un yazısından sonra tahminler havada uçuştu ve hepsi yalanlandı ancak bir ihtimal daha ortaya çıktı. Nazım ALPMANOrkinosunu da al gitOkunma : 7311Yorum : 315:47 İran'da şiddetli deprem15:45 İLESAM'dan Osmanlıca kursu15:42 İsrail İran'ı füzeyle değil virüsle vurdu15:40 MİT Müsteşarı Fidan, Başbakanlık'ta 15:29 Pentagon'un ödünü patlatan kitap15:24 Rusya'da inanılmaz kaza kamerada15:22 Altın ve gümüş fiyatı rekor kırdı!15:19 Kaldırımdaki sakızına 514 dolar15:13 Otobüste öyle bir yere sıkıştı ki15:05 Kayseri'de ihracat artışa geçti15:00 Vergi ve SSK borçlularına müjde!14:57 Rusya-çin Arasında Yeni Enerji Koridorları14:52 Siirt'te öğrenci servisi devrildi14:39 Beni değil paramı kurtarın14:34 100 bin çocuk okumuyor
T.C. Cumhurbaşkanlığı Himayesinde çalışmaları süren Türkiye'nin Stratejik Vizyonu 2023, Cumhuriyetin Yüzüncü Yılına güçlü ve ihtişamlı girebilmesi için çalışmalarını sürdürüyor.
2008 yılındaki Hazırlık Çalıştayları ve Kongre'nin ardından 2009 ve 2010 yılındaki 81 İl Çalıştayları sonunda ortaya konacak.
HINCAL ULUÇ'UN SÖZ ETTİĞİ PROJE Mİ?
Sitede yer alan Murat Saylan imzalı bir dizi proje var. Bu projelerden birisinin Hıncal Uluç'un sözünü ettiği çılgın proje olma ihtimali üzerinde duruluyor....
Boğaza yapay ada, telefrik gibi tahminlerin yoğunluğu göz önüne alındığında projenin içeriğinin o söylentilere de neden olmuş olabileceği ihtimalini doğuruyor...
Türkiye'nin Stratejik Vizyonu sitesinde yen alan Murat Saylan imzalı projeler arasındaki Uygarlıklar Köprüsü projesinin Başbakan'ın 'çılgın projesi' olabileceği iddia ediliyor.
Projeler arasında bulunun Çanakkale Köprüsü, Hızlı Tren ve Yerli Otomobil'in de gerçekleşmesi yönünde adımlar atılıyor olması, ihtimali daha da güçlendiriyor:
BAKIN PROJELER NELER İÇERİYOR?
- Uygarlıklar Köprüsü
İstanbul boğazındaki köprülerin arasına bir anıt köprü kuralım. Bu köprü diğer köprülere benzemesin. Mimarisi ve büyüklüğüyle herkesi şaşırtsın. Birbirinden çok uzakta 4 ayağı olsun. İkisi Avrupa yakasında, ikisi Asya yakasında. Ayakları bir daire birleştirsin. Dairenin üstü gezi ve kafeler alanı olsun. İnsanlar ayakların üzerinde yürüyerek daireye ulaşsın. Burada, muhteşem boğaz ve İstanbul manzarası eşliğinde insanlar yemek yiyebilsin, keyifli dakikalar geçirebilsin. Köprü sadece yaya trafiğine açık olsun. Köprünün altında teleferik kabinleri yolcu taşısın. Daireye ulaşmak için acelesi olanlar ve sadece karşıya geçmek isteyenler için köprünün ayakları ve dairesi altında gidip gelen bu raylı kabinlere binsinler. Bir ayağın dibinden diğer ayağın dibine insanlar kabinde seyahat edebilsinler. İstanbul ve boğaz manzarasının eşsiz güzelliğini görsünler.
Uygarlıklar Köprüsü’nün 100. yıla faydaları neler olabilir?
• Dünyada Türkiye’nin ve Türklerin imajını olumlu anlamda değiştirir. Türkiye’ye ve Türklere sempati artar.
• İstanbul’u dünyanın en güzel kenti yapar.
• İstanbul’u dünyanın başkenti yapar.
• İstanbul’u sonsuza kadar Türk kenti yapar.
• Türkiye’nin ve İstanbul’un simgesi olur.
• Çok turist çeker. (Yılda 20 milyon)
• Dünyanın 7 harikasından biri olur.
Kaynak: haber7.com
Hastaları öldürüp yeniden diriltecekler
İnanılmaz ama gerçek! Bu yeni teknoloji ile, cerrahlar hastaları önce öldürüyor, sonra da diriltiyor. Nazım ALPMANOrkinosunu da al gitOkunma : 7305Yorum : 315:47 İran'da şiddetli deprem15:45 İLESAM'dan Osmanlıca kursu15:42 İsrail İran'ı füzeyle değil virüsle vurdu15:40 MİT Müsteşarı Fidan, Başbakanlık'ta 15:29 Pentagon'un ödünü patlatan kitap15:24 Rusya'da inanılmaz kaza kamerada15:22 Altın ve gümüş fiyatı rekor kırdı!15:19 Kaldırımdaki sakızına 514 dolar15:13 Otobüste öyle bir yere sıkıştı ki15:05 Kayseri'de ihracat artışa geçti15:00 Vergi ve SSK borçlularına müjde!14:57 Rusya-çin Arasında Yeni Enerji Koridorları14:52 Siirt'te öğrenci servisi devrildi14:39 Beni değil paramı kurtarın14:34 100 bin çocuk okumuyor
ABD'li doktorların geliştirdiği bu yeni teknoloji ile ameliyat olacak hastaların vücutları ölüm anındaki ısısına düşürülecek ve sonra donmuş vücutta ameliyat gerçekleşecek.
İngiliz Gazetesi Daily Telegraph'ın haberine göre, Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesinden cerrahlar, ciddi ameliyatlarda kullanılmak üzere tüm vücudun donmasını sağlayan yeni bir teknik geliştirdi.
Anesteziye ve yaşam destek ünitelerine olan ihtiyacı azaltan buluş, hastanın kalp atışlarını durduruyor ve böylelikle beyne ve diğer organlara zararı en aza indiriyor.
Araştırmacılar, hastaların vücudundaki kanın vücut ısısını en aza indiren bir sıvıyla değiştirildiği bu yeni tekniği insanlar üzerinde denemeye başladı.
ABD'li doktorların geliştirdiği bu yeni teknoloji ile ameliyat olacak hastaların vücutları ölüm anındaki ısısına düşürülecek ve sonra donmuş vücutta ameliyat gerçekleşecek.
İngiliz Gazetesi Daily Telegraph'ın haberine göre, Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesinden cerrahlar, ciddi ameliyatlarda kullanılmak üzere tüm vücudun donmasını sağlayan yeni bir teknik geliştirdi.
Anesteziye ve yaşam destek ünitelerine olan ihtiyacı azaltan buluş, hastanın kalp atışlarını durduruyor ve böylelikle beyne ve diğer organlara zararı en aza indiriyor.
Araştırmacılar, hastaların vücudundaki kanın vücut ısısını en aza indiren bir sıvıyla değiştirildiği bu yeni tekniği insanlar üzerinde denemeye başladı.
657 Yasa Tasarısı Memura Açılım mı? Çalım mı?
657 Yasa Tasarısı Memura Açılım mı? Çalım mı?
06 Haziran 2010, 16:34 Memurdan HABER
AKP Hükümeti 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu´nda yapmaya hazırlandığı değişikliklerle memurları hak arama mücadelesinden uzaklaştırmayı amaçlıyor.
AKP Hükümeti´nin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu´nda yapmaya hazırlandığı değişiklikler, süt izninin süresinin artırılması, çocuk yardımının düzenlenmesi, giyecek yardımının nakit olarak verilmesi gibi konularla gündeme getirilse de, asıl olarak memurları hak arama mücadelesinden uzaklaştırmayı amaçlıyor.
Artık memurlar, usulsüz şikayette bulunmak, kendini geliştirmede yeterli gayreti göstermemek, yetkili olmadığı halde basına bilgi vermek gibi gerekçelerle disiplin cezası alabilecek. Taslağa göre memurların üst disiplin amirleri ise vali ve kaymakamlar olacak.
ASIL AMAÇ GİZLENİYOR
Memur sendikalarından saklanarak hazırlanan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu´nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı Taslağı´nın içeriği yavaş yavaş ortaya çıkıyor.
Taslak, babalık izninin 10 güne çıkarılması, süt izninin günde 3 saate yükseltilmesi, her çocuk için yardım ödenmesi, giyecek yardımının nakit olarak ödenmesi, emekli memurların da toplu görüşme hükümlerinden yararlanması gibi konularla gündeme geldi. Ancak taslağın asıl amacı, ´disiplin cezası´ düzenlemelerinde görülüyor.
Söz konusu maddelerde memurlar, ´disiplin cezası´ ile korkutulup, ses çıkarmayan, tepki göstermeyen, üç maymunu oynayan memurlar haline getirilmek isteniyor.
CEZALAR AMİRİN İNSAFINA BIRAKILIYOR
Taslakta, disiplin amirlerinin tayin ve tespitinin Devlet Personel Başkanlığı´nın görüşüne dayandırılması zorunluluğu kaldırılıyor. Adli, askeri ve akademik personel haricindeki memurlar için üst disiplin amiri, illerde vali, ilçelerde kaymakam olacak.
Ceza nedeni olarak taslağa eklenen hükümler ise ceza vermenin esas olacağı bir düzenlemenin amaçlandığını ortaya koyuyor. Yani memurların ceza alması artık eskisinden de fazla amirinin iki dudağı arasında olacak.
Taslağa göre memurun uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesi durdurulması cezası için yüksek disiplin kuruluna, kaymakamlar tarafından verilen cezalar için valiye itiraz hakkı var.
İtiraz süresi 7 gün olarak belirlenirken, itiraz edilen makamın 30 gün içinde kararını açıklaması öngörülüyor. Ayrıca, uyarma ve kınama cezalan hariç, verilen cezalar itiraz edilip edilmediğine bakılmaksızın idari yargıya taşınabilecek.
´KENDİNİ GELİŞTİREMEDİN´ CEZASI
Hizmette gösterdiği yetersizlik sebebiyle kurumların stratejik plan ve performans hedeflerinin gerçekleşmemesine yol açmak, usulsüz şikayette bulunmak, görevine veya iş sahiplerine karşı kayıtsızlık göstermek veya ilgisiz kalmak, görevin iş birliği içerisinde yapılması ilkesine aykırı davranışta bulunmak aylıktan kesme cezası gerektiriyor.
Taslağa göre kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren haller ise şöyle: Kendini geliştirme, sorun çözme, planlama konularında yeterli gayret ve çabayı göstermemek, verilen emirlere itiraz etmek, görevleri tam ve zamanında yapmamak, hizmetin yürütülmesinde ve görevin yerine getirilmesinde kurumlarca belirlenen usul ve esaslara uymamak, görev sırasında amirlerine hal ve hareketleri ile saygısız davranmak, kurumların çalışma ortamını ve düzenini bozmak.
DEMEÇ VERMEK YASAK
Yine taslağa göre devlet memurlarının, basın kuruluşlarına açıklama yapması da yasak. Tasarı bu haliyle kabul edilirse, memurlar, yetkili olmadığı halde basına, haber ajanslarına veya radyo ve televizyon kurumlarına bilgi veya demeç verdikleri gerekçesiyle kademe ilerlemesinin durdurulmasıyla cezalandırılacaklar.
Ayrıca yıl içinde iki defa kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alan memur, devlet memurluğundan çıkarılacak. Sicil puanı uygulaması kalkıyor diye müjdelenen taslağa göre disiplin cezası almayanlar, yani sicili temiz olanlar ödüllendiriliyor.
Taslağa göre son 10 yılda herhangi bir disiplin cezası almayan memurlara, ilave kademe ilerlemesi verilecek.
06 Haziran 2010, 16:34 Memurdan HABER
AKP Hükümeti 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu´nda yapmaya hazırlandığı değişikliklerle memurları hak arama mücadelesinden uzaklaştırmayı amaçlıyor.
AKP Hükümeti´nin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu´nda yapmaya hazırlandığı değişiklikler, süt izninin süresinin artırılması, çocuk yardımının düzenlenmesi, giyecek yardımının nakit olarak verilmesi gibi konularla gündeme getirilse de, asıl olarak memurları hak arama mücadelesinden uzaklaştırmayı amaçlıyor.
Artık memurlar, usulsüz şikayette bulunmak, kendini geliştirmede yeterli gayreti göstermemek, yetkili olmadığı halde basına bilgi vermek gibi gerekçelerle disiplin cezası alabilecek. Taslağa göre memurların üst disiplin amirleri ise vali ve kaymakamlar olacak.
ASIL AMAÇ GİZLENİYOR
Memur sendikalarından saklanarak hazırlanan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu´nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı Taslağı´nın içeriği yavaş yavaş ortaya çıkıyor.
Taslak, babalık izninin 10 güne çıkarılması, süt izninin günde 3 saate yükseltilmesi, her çocuk için yardım ödenmesi, giyecek yardımının nakit olarak ödenmesi, emekli memurların da toplu görüşme hükümlerinden yararlanması gibi konularla gündeme geldi. Ancak taslağın asıl amacı, ´disiplin cezası´ düzenlemelerinde görülüyor.
Söz konusu maddelerde memurlar, ´disiplin cezası´ ile korkutulup, ses çıkarmayan, tepki göstermeyen, üç maymunu oynayan memurlar haline getirilmek isteniyor.
CEZALAR AMİRİN İNSAFINA BIRAKILIYOR
Taslakta, disiplin amirlerinin tayin ve tespitinin Devlet Personel Başkanlığı´nın görüşüne dayandırılması zorunluluğu kaldırılıyor. Adli, askeri ve akademik personel haricindeki memurlar için üst disiplin amiri, illerde vali, ilçelerde kaymakam olacak.
Ceza nedeni olarak taslağa eklenen hükümler ise ceza vermenin esas olacağı bir düzenlemenin amaçlandığını ortaya koyuyor. Yani memurların ceza alması artık eskisinden de fazla amirinin iki dudağı arasında olacak.
Taslağa göre memurun uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesi durdurulması cezası için yüksek disiplin kuruluna, kaymakamlar tarafından verilen cezalar için valiye itiraz hakkı var.
İtiraz süresi 7 gün olarak belirlenirken, itiraz edilen makamın 30 gün içinde kararını açıklaması öngörülüyor. Ayrıca, uyarma ve kınama cezalan hariç, verilen cezalar itiraz edilip edilmediğine bakılmaksızın idari yargıya taşınabilecek.
´KENDİNİ GELİŞTİREMEDİN´ CEZASI
Hizmette gösterdiği yetersizlik sebebiyle kurumların stratejik plan ve performans hedeflerinin gerçekleşmemesine yol açmak, usulsüz şikayette bulunmak, görevine veya iş sahiplerine karşı kayıtsızlık göstermek veya ilgisiz kalmak, görevin iş birliği içerisinde yapılması ilkesine aykırı davranışta bulunmak aylıktan kesme cezası gerektiriyor.
Taslağa göre kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren haller ise şöyle: Kendini geliştirme, sorun çözme, planlama konularında yeterli gayret ve çabayı göstermemek, verilen emirlere itiraz etmek, görevleri tam ve zamanında yapmamak, hizmetin yürütülmesinde ve görevin yerine getirilmesinde kurumlarca belirlenen usul ve esaslara uymamak, görev sırasında amirlerine hal ve hareketleri ile saygısız davranmak, kurumların çalışma ortamını ve düzenini bozmak.
DEMEÇ VERMEK YASAK
Yine taslağa göre devlet memurlarının, basın kuruluşlarına açıklama yapması da yasak. Tasarı bu haliyle kabul edilirse, memurlar, yetkili olmadığı halde basına, haber ajanslarına veya radyo ve televizyon kurumlarına bilgi veya demeç verdikleri gerekçesiyle kademe ilerlemesinin durdurulmasıyla cezalandırılacaklar.
Ayrıca yıl içinde iki defa kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alan memur, devlet memurluğundan çıkarılacak. Sicil puanı uygulaması kalkıyor diye müjdelenen taslağa göre disiplin cezası almayanlar, yani sicili temiz olanlar ödüllendiriliyor.
Taslağa göre son 10 yılda herhangi bir disiplin cezası almayan memurlara, ilave kademe ilerlemesi verilecek.
4 Eylül 2010 Cumartesi
25 Ağustos 2010 Çarşamba
ÇOCUKLARDA DÜŞÜNME BECERİLERİ NASIL GELİŞTİRİLİR ?
ÇOCUKLARDA DÜŞÜNME BECERİLERİ NASIL GELİŞTİRİLİR ?
Yaşlılarımız bize "Çocuk çocukluğunu yaşamalı, en azından on yaşlarına kadar önce çocuk olmalılar" derken, gelişen rekabetçi dünya şartları onların zihinsel performanslarını sonuna kadar çok verimli bir şekilde kullanmaları gerektiği gerçeğini de önümüze koyuyor. Bunların yanında çocukların gelecekte başarılı olmalarını sağlayan tohumların küçük yaşlarda atılması gerektiğini vurgulayan sayısız bilimsel çalışma var. Şüphesiz onların özel ihtiyaçlarını ve duygusal gereksinimlerini de dengeli bir şekilde sağlamak da gerekiyor.
"Çocuk, onu eğiten kişilerin ve materyallerin üzerinde bir fırça darbesi bıraktığı bir resim tablosu gibidir" - Melik Duyar
Aslında çocuğun hem çocuk olmasını, hem de beynini etkin kullanmasını sağlamak gerçek bir eğlence olabilir. Hem oyun, hem de beyni etkin kullanma bir öğrenme işidir. Öğrenme ise bir düşünme becerisidir. Düşünmenin olduğu yerde öğrenme vardır. Düşünmenin olmadığı yerde ise öğrenme yoktur. Bu ise ister istemez şöyle bir soruyu aklımıza getiriyor.
NEDİR BU "DÜŞÜNMEK DENEN ŞEY" ?
Yukarıdaki soruyu özellikle büyük harflerle ve kırmızı olarak yazdım. Çünkü "Hafıza Gücü", "Mega Hızlı Okuma" ve "Yaratıcı Düşünme" gibi verdiğim beyin temelli "Mega Hafıza" eğitimlerinde, bırakın çocukları, yetişkinlerin, lise ve üniversite öğrencilerinin büyük bir çoğunluğunun (% 98) bu sorunun cevabını bilmediğini fark ettim.
Şimdi sizden de bir an okumaya devam etmeden durup, "Düşünmek Nedir?" sorusunun cevabını bir kağıda yazmanızı istiyorum. Öyle açık bir cevap yazmalısınız ki, size daha fazla açıklama yapmanız için ilave bir soru sormamalıyım. Gerçekten, düşünmenin ne olduğunu henüz keşfetmediğinizi fark edeceksiniz.
Düşünmek beyni taramaktır. (Peki şu anda beyninizi tarayın bakalım. ‘Nasıl yani?’)
Düşünmek hayal kurmaktır. (Hayal kurmadığımız zaman düşünmüyor muyuz?)
Düşünmek zihinsel bir işlemdir. (Peki zihinsel işlem nedir?)
Düşünmek şu anda yaptığım iştir. (O zaman şu anda yaptığın işi açıkla.)
Düşünmek uyanıkken yaptığımız iştir. (Uyanık olup da düşünmenin olmadığı an yok mu?)
Yukarıdaki örnekler verdiğim eğitimlerde aldığım cevaplardan sadece bir bölümü. Ama dikkat ederseniz hiçbirisi düşünmenin ne olduğunu, veya düşünmeyi başlatan şeyin nasıl bir şey olduğunu açıkça söylemiyor.
Peki sizi daha fazla meraklandırmayayım ve düşünmenin ne olduğunu açıklayayım;
Düşünmek insanın kendi kendine sorular sorması ve bu soruların cevabını aramasıdır.
Beyni etkin kullanmayı da, öğrenmeyi sağlayan da budur; İnsanın kendi kendisine sorular sorması. İşin püf noktası insanın düşünme becerilerini geliştirilmesidir. Ve düşünme becerilerinin geliştirilmesi de çok küçük yaşlarda olmalıdır.
"Hayatta en önemli şey soru sormaktır. Soru sormaktan asla vazgeçmeyin." - Albert Einstein
Çocukların düşünme becerilerinin gelişmesi için önce biz büyükler onların beyinlerini aktif hale getirecek ve düşünmelerini sağlayacak sorular sormayı bilmeliyiz. Birincisi, sorduğunuz sorular basit ve uygun kelimelerden oluşmalıdır. İkincisi, sorulan sorular beyinde farklı düşünme becerilerini aktif hale getirecek çeşitlikte olmalıdır.
Çocuklarda düşünme becerileri sistematik ve ince ayarlı bir tarzda gerçekleştirilmelidir. Onlar hayatın birçok farklı bölümlerini düşünmek için hazır değildir. Sizin ana hedefiniz, soru sorma konusunda, çocuğunuzda içsel seviyede bir merak, ilgi ve farkındalık oluşturmak olmalıdır. İnsanın psikolojisi konusunda çalışan uzmanlar düşünme becerilerini altı farklı kategoriye ayırmaktadırlar. Bu altı kategori tüm insanlar için geçerlidir. Çocuğunuza bu farklı kategorilerde sorular sorarken, soruları öyle düzenlemeli ve kelimeleri öyle seçmelisiniz ki, çocuk sorulan sorunun anlamını kolayca anlamalıdır.
Çocuğunuzun düşünme becerilerini geliştirmeniz için takip edeceğiniz altı adım aşağıda verilmiştir. Bu adımları takip ederek çocukların düşünme becerilerini geliştirmek çok kolaydır;
Öğrenme Becerilerinin Geliştirilmesi
Öğrenme becerileri daha önce öğrenilmiş olan bilgilerin veya detayların doğru ve uygun şekilde hatırlanmasını ve anımsanmasını sağlayan becerilerdir. Yine hatırlanan veya anımsanan bilgiye dayanarak sonuç çıkartmak da bu becerilerin kapsamı içindedir.
Bu düşünme becerisini geliştirmek için:
Öğrenme becerilerinin gelişmesi için "Ne zaman?", "Nasıl?", "Ne?", "Ne Kadar?", "Nerede?", "Bana söyle!", "Tanımla!", "Belirle!", "Listele!" gibi doğru kelime, ifade veya cümle kullanmalısınız. Bu kelimelerin anlaşılması kolaydır. Bu kelimelerin kolay anlaşılmasından dolayı, çocuk cevap verirken uygun bir algılama seviyesine de ulaşmış olur.
Örnek Sorular:
Orada kaç tane elma var?
Bu hangi renktir?
Bu resimde ne olduğunu bana anlatır mısın?
Ne zaman geldin?
Burada ne kadar şeker var?
Anlama Becerilerinin Geliştirilmesi
Anlamak, sunulan bilgi ve diğer şeylerin birleştirilerek gerçekte ifade edilen anlamın ve mesajın hem algılanmasını, hem de anlaşılmasını içermektedir.
Bu düşünme becerisini geliştirmek için:
Bu düşünme becerisinin geliştirilmesi için "anlat", "izah et", "tahmin et", "açıkla", "tanıt" gibi kelimeler ve ifadeler kullanın. Bu ifadeler çocuğun materyalist verileri değerlendirmesini, kavramasını ve anlatımlar yapmasını sağlayacaktır.
Örnek Sorular:
Bu kedinin nasıl süt içtiğini söyleyebilir misin?
Bir tohum nasıl bitki oluyor anlatır mısın?
Bu şeklin ne olduğunu tahmin edebilir misin?
Arkadaşını bize tanıtır mısın?
Uygulama Becerilerinin Geliştirilmesi
Bu beceri, daha önceden öğrenilmiş ve kavranmış olan bilgilerin veya detayların uygulanmasını, veya farklı alanlara adapte edilerek yeni sonuçlar çıkartılmasını kapsamaktadır.
Bu düşünme becerisini geliştirmek için:
Bu becerileri geliştirmek için çocuğun öğrendiği ve anladığı bilgileri başka ortamlara adapte etmesini teşvik eden ifadeler kullanılmalıdır. Bunlar "göster", ispat et", "söyle", "incele", "çöz" gibi ifadeler veya kelimeler olabilir.
Örnek Sorular:
Dünyayla futbol topu arasında nasıl bir ilgi var?
Bir çiçekle bir ağacın arasındaki farkı söyleyebilir misin?
"Kedi nasıl miyavlıyor?" göster. Böyle ses çıkaran başka hayvan var mı?
Analiz Becerilerinin Geliştirilmesi
Bu beceri bir konunun veya şeyin anlaşılması için onun daha küçük ve daha basit parçalara ayrılarak incelenmesini kapsamaktadır. Çocuğun olayları incelemek için olayı daha basit parçalar halinde incelemeyi ve kavramayı öğrenmesi gerekir.
Bu düşünme becerisini geliştirmek için:
Çocuğun bu tip düşünme becerilerini geliştirmek için; "En önemli farklılık ne?", "En önemli iki benzerliği söyleyebilir misin?", "Bunun adım, adım nasıl olduğunu anlatabilir misin?", "Her ikisini mukayese et", "Her ikisini karşılaştır", "Yeniden farklı şekilde düzenleyebilir misin?", "Bu olay farklı bir sıralamada da yapılabilir mi?", "Bu sonuca ulaşmak için hangi adımları takip etmek gerekir?" gibi basit sorular sormanız gerekir. Bu tip sorulara cevap vermeye çalışması, çocuğun beyninde olayı daha küçük parçalara ayırmayı öğrenmesini sağlar ve bu şekilde bir düşünme tarzı geliştirir. Başlangıçta zorlanırsa cevap için olayı basit kelimelerle parçalara ayırarak siz anlatmayı deneyin.
Örnek Sorular:
Portakal ile elma arasındaki en önemli fark nedir?
Bu elmanın evimize gelmesi nasıl oldu anlatabilir misin?
Bu oyuncak bebek (kız bebek) ile şu oyuncak bebek (erkek bebek) arasında ne fark var?
Bir bebekle bir bitki arasında bir benzerlik var mı?
Sentez Becerilerinin Geliştirilmesi
Bu düşünme becerilerinin öğrenilmesi çocuklar için biraz zordur. Bu düşünme becerisi daha önce öğrenilmiş olan bilgilerin, uygulamaların ve becerilerin birleştirilerek yeni bir şekilde (daha önce sorulmamış) düşünülmesini gerektirir.
Bu düşünme becerisini geliştirmek için:
Bu tip düşünme becerilerini geliştirmek için çocuklara "Şöyle sıralasak nasıl olur?", "Şunlarla birlikte düşünsek ne elde ederiz?", "Şu iki bilgiyi birleştirirsek ne elde ederiz?", "Şöyle olsaydı ne olurdu?" gibi onun bildiği olaylarla ilgili basit sorular sorulmalıdır. Çocuklara bu tip sorular sormak onların beyinlerinde farklı bilgileri birleştirerek düşünme becerilerini geliştirecektir.
Örnek Sorular:
Bu odadaki eşyaları sen yeniden düzenlesen, neyi nereye koyarsın?
Evimizdeki şu saksıdaki çiçek meyve vermeye başlasaydı ne olurdu?
Yap boz bulmacasını yaparken nelere dikkat edersin?
Çöpü, çöp kutusuna değil de evimizde yere atarsak ne olur?
Karar Verme Becerilerinin Geliştirilmesi
Bu düşünme becerileri çocuğun karar verme, birleştirme, ilişkilendirme, yorum yapma ve sonuç çıkartma yeteneklerini geliştirir.
Bu düşünme becerisini geliştirmek için:
Çocuğun karar verme ve sonuç çıkarma becerilerini geliştirmek için onu "Değerlendir", "İzah et", "Neden böyle düşünüyorsun?", "Neden böyle karar verdin?", "Mukayese et" gibi ifadelerle yönlendiriniz.
Örnek Sorular:
Çok paran olsa ne yapardın?
Kanatların olsa nereye giderdin veya ne yapardın?
Bu tabakta kaç tane meyve var?
Yumurtayla güneş arasında bir ilişki var mı?
Özet olarak öğrenme ve beyin gelişimi kişinin kendi kendine sorular sormasıyla ve bu sorulara cevap aramasıyla gerçekleşmektedir. Çocuklara bu tip sorular sorarak önce onların düşünmesini biz aktif hale getiririz. Bu tip sorulara maruz kalan çocuk da zaman içinde kendi kendine bu tip sorular sorma becerisini geliştirir. İşte bu nokta çocuğun kendi beynini geliştirmesinin başlangıç noktasıdır.
Bu makaleyi okuyan çoğu anne ve babanın sorunu şudur; Yoğun günlük işler arasında çocuğun zihinsel gelişimi için yeteri kadar zaman bulanamamaktadır. Zaman bulsalar da tam olarak ne yapacaklarını bilmemektedirler. Çoğu anne ve baba çocuğuna çizgi film almakta onu filmin karşısına oturtmaktadır. Böylece çocuk bu filmleri izleyerek hem onları meşgul etmeyecek, hem de bu filmleri izleyerek belki zihinleri de gelişecekdir. Unutmayın bu tip filmler eğlendiricidir. Beyni pasif tutar. Her şey hazırdır. Düşünme yoğun değil, eğlenme yoğundur. Eğer bir şeyler izleyerek beyin gelişseydi, günlerinin büyük bir bölümünü televizyon izleyerek geçiren insanların dahi olması gerekirdi.
"Peki öyleyse ne yapmalıyız?" diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Aslında çocuğunuzun zihinsel gelişimi için hergün sadece 15 ila 20 dakika zaman ayırmak yeterlidir. Yoğun iş hayatından dolayı çocuğunun zihinsel gelişimine zaman ayıramayan, veya zamanı olduğu halde tam olarak ne yapması gerektiğini bilmeyen anne ve babalar için çocuğun ilk 7 yılının (7. yaş dahil) neden çok önemli olduğuyla ilgili açıklamalarımı okumak için aşağıdaki "ÇOCUK ZEKA VE HAFIZA" yazısına tıklamanızı tavsiye ediyorum. Açılan yeni sayfada aşağıda resmi görünen iki adet elektronik kitaba da ücretsiz olarak sahip olacaksınız.
Yaşlılarımız bize "Çocuk çocukluğunu yaşamalı, en azından on yaşlarına kadar önce çocuk olmalılar" derken, gelişen rekabetçi dünya şartları onların zihinsel performanslarını sonuna kadar çok verimli bir şekilde kullanmaları gerektiği gerçeğini de önümüze koyuyor. Bunların yanında çocukların gelecekte başarılı olmalarını sağlayan tohumların küçük yaşlarda atılması gerektiğini vurgulayan sayısız bilimsel çalışma var. Şüphesiz onların özel ihtiyaçlarını ve duygusal gereksinimlerini de dengeli bir şekilde sağlamak da gerekiyor.
"Çocuk, onu eğiten kişilerin ve materyallerin üzerinde bir fırça darbesi bıraktığı bir resim tablosu gibidir" - Melik Duyar
Aslında çocuğun hem çocuk olmasını, hem de beynini etkin kullanmasını sağlamak gerçek bir eğlence olabilir. Hem oyun, hem de beyni etkin kullanma bir öğrenme işidir. Öğrenme ise bir düşünme becerisidir. Düşünmenin olduğu yerde öğrenme vardır. Düşünmenin olmadığı yerde ise öğrenme yoktur. Bu ise ister istemez şöyle bir soruyu aklımıza getiriyor.
NEDİR BU "DÜŞÜNMEK DENEN ŞEY" ?
Yukarıdaki soruyu özellikle büyük harflerle ve kırmızı olarak yazdım. Çünkü "Hafıza Gücü", "Mega Hızlı Okuma" ve "Yaratıcı Düşünme" gibi verdiğim beyin temelli "Mega Hafıza" eğitimlerinde, bırakın çocukları, yetişkinlerin, lise ve üniversite öğrencilerinin büyük bir çoğunluğunun (% 98) bu sorunun cevabını bilmediğini fark ettim.
Şimdi sizden de bir an okumaya devam etmeden durup, "Düşünmek Nedir?" sorusunun cevabını bir kağıda yazmanızı istiyorum. Öyle açık bir cevap yazmalısınız ki, size daha fazla açıklama yapmanız için ilave bir soru sormamalıyım. Gerçekten, düşünmenin ne olduğunu henüz keşfetmediğinizi fark edeceksiniz.
Düşünmek beyni taramaktır. (Peki şu anda beyninizi tarayın bakalım. ‘Nasıl yani?’)
Düşünmek hayal kurmaktır. (Hayal kurmadığımız zaman düşünmüyor muyuz?)
Düşünmek zihinsel bir işlemdir. (Peki zihinsel işlem nedir?)
Düşünmek şu anda yaptığım iştir. (O zaman şu anda yaptığın işi açıkla.)
Düşünmek uyanıkken yaptığımız iştir. (Uyanık olup da düşünmenin olmadığı an yok mu?)
Yukarıdaki örnekler verdiğim eğitimlerde aldığım cevaplardan sadece bir bölümü. Ama dikkat ederseniz hiçbirisi düşünmenin ne olduğunu, veya düşünmeyi başlatan şeyin nasıl bir şey olduğunu açıkça söylemiyor.
Peki sizi daha fazla meraklandırmayayım ve düşünmenin ne olduğunu açıklayayım;
Düşünmek insanın kendi kendine sorular sorması ve bu soruların cevabını aramasıdır.
Beyni etkin kullanmayı da, öğrenmeyi sağlayan da budur; İnsanın kendi kendisine sorular sorması. İşin püf noktası insanın düşünme becerilerini geliştirilmesidir. Ve düşünme becerilerinin geliştirilmesi de çok küçük yaşlarda olmalıdır.
"Hayatta en önemli şey soru sormaktır. Soru sormaktan asla vazgeçmeyin." - Albert Einstein
Çocukların düşünme becerilerinin gelişmesi için önce biz büyükler onların beyinlerini aktif hale getirecek ve düşünmelerini sağlayacak sorular sormayı bilmeliyiz. Birincisi, sorduğunuz sorular basit ve uygun kelimelerden oluşmalıdır. İkincisi, sorulan sorular beyinde farklı düşünme becerilerini aktif hale getirecek çeşitlikte olmalıdır.
Çocuklarda düşünme becerileri sistematik ve ince ayarlı bir tarzda gerçekleştirilmelidir. Onlar hayatın birçok farklı bölümlerini düşünmek için hazır değildir. Sizin ana hedefiniz, soru sorma konusunda, çocuğunuzda içsel seviyede bir merak, ilgi ve farkındalık oluşturmak olmalıdır. İnsanın psikolojisi konusunda çalışan uzmanlar düşünme becerilerini altı farklı kategoriye ayırmaktadırlar. Bu altı kategori tüm insanlar için geçerlidir. Çocuğunuza bu farklı kategorilerde sorular sorarken, soruları öyle düzenlemeli ve kelimeleri öyle seçmelisiniz ki, çocuk sorulan sorunun anlamını kolayca anlamalıdır.
Çocuğunuzun düşünme becerilerini geliştirmeniz için takip edeceğiniz altı adım aşağıda verilmiştir. Bu adımları takip ederek çocukların düşünme becerilerini geliştirmek çok kolaydır;
Öğrenme Becerilerinin Geliştirilmesi
Öğrenme becerileri daha önce öğrenilmiş olan bilgilerin veya detayların doğru ve uygun şekilde hatırlanmasını ve anımsanmasını sağlayan becerilerdir. Yine hatırlanan veya anımsanan bilgiye dayanarak sonuç çıkartmak da bu becerilerin kapsamı içindedir.
Bu düşünme becerisini geliştirmek için:
Öğrenme becerilerinin gelişmesi için "Ne zaman?", "Nasıl?", "Ne?", "Ne Kadar?", "Nerede?", "Bana söyle!", "Tanımla!", "Belirle!", "Listele!" gibi doğru kelime, ifade veya cümle kullanmalısınız. Bu kelimelerin anlaşılması kolaydır. Bu kelimelerin kolay anlaşılmasından dolayı, çocuk cevap verirken uygun bir algılama seviyesine de ulaşmış olur.
Örnek Sorular:
Orada kaç tane elma var?
Bu hangi renktir?
Bu resimde ne olduğunu bana anlatır mısın?
Ne zaman geldin?
Burada ne kadar şeker var?
Anlama Becerilerinin Geliştirilmesi
Anlamak, sunulan bilgi ve diğer şeylerin birleştirilerek gerçekte ifade edilen anlamın ve mesajın hem algılanmasını, hem de anlaşılmasını içermektedir.
Bu düşünme becerisini geliştirmek için:
Bu düşünme becerisinin geliştirilmesi için "anlat", "izah et", "tahmin et", "açıkla", "tanıt" gibi kelimeler ve ifadeler kullanın. Bu ifadeler çocuğun materyalist verileri değerlendirmesini, kavramasını ve anlatımlar yapmasını sağlayacaktır.
Örnek Sorular:
Bu kedinin nasıl süt içtiğini söyleyebilir misin?
Bir tohum nasıl bitki oluyor anlatır mısın?
Bu şeklin ne olduğunu tahmin edebilir misin?
Arkadaşını bize tanıtır mısın?
Uygulama Becerilerinin Geliştirilmesi
Bu beceri, daha önceden öğrenilmiş ve kavranmış olan bilgilerin veya detayların uygulanmasını, veya farklı alanlara adapte edilerek yeni sonuçlar çıkartılmasını kapsamaktadır.
Bu düşünme becerisini geliştirmek için:
Bu becerileri geliştirmek için çocuğun öğrendiği ve anladığı bilgileri başka ortamlara adapte etmesini teşvik eden ifadeler kullanılmalıdır. Bunlar "göster", ispat et", "söyle", "incele", "çöz" gibi ifadeler veya kelimeler olabilir.
Örnek Sorular:
Dünyayla futbol topu arasında nasıl bir ilgi var?
Bir çiçekle bir ağacın arasındaki farkı söyleyebilir misin?
"Kedi nasıl miyavlıyor?" göster. Böyle ses çıkaran başka hayvan var mı?
Analiz Becerilerinin Geliştirilmesi
Bu beceri bir konunun veya şeyin anlaşılması için onun daha küçük ve daha basit parçalara ayrılarak incelenmesini kapsamaktadır. Çocuğun olayları incelemek için olayı daha basit parçalar halinde incelemeyi ve kavramayı öğrenmesi gerekir.
Bu düşünme becerisini geliştirmek için:
Çocuğun bu tip düşünme becerilerini geliştirmek için; "En önemli farklılık ne?", "En önemli iki benzerliği söyleyebilir misin?", "Bunun adım, adım nasıl olduğunu anlatabilir misin?", "Her ikisini mukayese et", "Her ikisini karşılaştır", "Yeniden farklı şekilde düzenleyebilir misin?", "Bu olay farklı bir sıralamada da yapılabilir mi?", "Bu sonuca ulaşmak için hangi adımları takip etmek gerekir?" gibi basit sorular sormanız gerekir. Bu tip sorulara cevap vermeye çalışması, çocuğun beyninde olayı daha küçük parçalara ayırmayı öğrenmesini sağlar ve bu şekilde bir düşünme tarzı geliştirir. Başlangıçta zorlanırsa cevap için olayı basit kelimelerle parçalara ayırarak siz anlatmayı deneyin.
Örnek Sorular:
Portakal ile elma arasındaki en önemli fark nedir?
Bu elmanın evimize gelmesi nasıl oldu anlatabilir misin?
Bu oyuncak bebek (kız bebek) ile şu oyuncak bebek (erkek bebek) arasında ne fark var?
Bir bebekle bir bitki arasında bir benzerlik var mı?
Sentez Becerilerinin Geliştirilmesi
Bu düşünme becerilerinin öğrenilmesi çocuklar için biraz zordur. Bu düşünme becerisi daha önce öğrenilmiş olan bilgilerin, uygulamaların ve becerilerin birleştirilerek yeni bir şekilde (daha önce sorulmamış) düşünülmesini gerektirir.
Bu düşünme becerisini geliştirmek için:
Bu tip düşünme becerilerini geliştirmek için çocuklara "Şöyle sıralasak nasıl olur?", "Şunlarla birlikte düşünsek ne elde ederiz?", "Şu iki bilgiyi birleştirirsek ne elde ederiz?", "Şöyle olsaydı ne olurdu?" gibi onun bildiği olaylarla ilgili basit sorular sorulmalıdır. Çocuklara bu tip sorular sormak onların beyinlerinde farklı bilgileri birleştirerek düşünme becerilerini geliştirecektir.
Örnek Sorular:
Bu odadaki eşyaları sen yeniden düzenlesen, neyi nereye koyarsın?
Evimizdeki şu saksıdaki çiçek meyve vermeye başlasaydı ne olurdu?
Yap boz bulmacasını yaparken nelere dikkat edersin?
Çöpü, çöp kutusuna değil de evimizde yere atarsak ne olur?
Karar Verme Becerilerinin Geliştirilmesi
Bu düşünme becerileri çocuğun karar verme, birleştirme, ilişkilendirme, yorum yapma ve sonuç çıkartma yeteneklerini geliştirir.
Bu düşünme becerisini geliştirmek için:
Çocuğun karar verme ve sonuç çıkarma becerilerini geliştirmek için onu "Değerlendir", "İzah et", "Neden böyle düşünüyorsun?", "Neden böyle karar verdin?", "Mukayese et" gibi ifadelerle yönlendiriniz.
Örnek Sorular:
Çok paran olsa ne yapardın?
Kanatların olsa nereye giderdin veya ne yapardın?
Bu tabakta kaç tane meyve var?
Yumurtayla güneş arasında bir ilişki var mı?
Özet olarak öğrenme ve beyin gelişimi kişinin kendi kendine sorular sormasıyla ve bu sorulara cevap aramasıyla gerçekleşmektedir. Çocuklara bu tip sorular sorarak önce onların düşünmesini biz aktif hale getiririz. Bu tip sorulara maruz kalan çocuk da zaman içinde kendi kendine bu tip sorular sorma becerisini geliştirir. İşte bu nokta çocuğun kendi beynini geliştirmesinin başlangıç noktasıdır.
Bu makaleyi okuyan çoğu anne ve babanın sorunu şudur; Yoğun günlük işler arasında çocuğun zihinsel gelişimi için yeteri kadar zaman bulanamamaktadır. Zaman bulsalar da tam olarak ne yapacaklarını bilmemektedirler. Çoğu anne ve baba çocuğuna çizgi film almakta onu filmin karşısına oturtmaktadır. Böylece çocuk bu filmleri izleyerek hem onları meşgul etmeyecek, hem de bu filmleri izleyerek belki zihinleri de gelişecekdir. Unutmayın bu tip filmler eğlendiricidir. Beyni pasif tutar. Her şey hazırdır. Düşünme yoğun değil, eğlenme yoğundur. Eğer bir şeyler izleyerek beyin gelişseydi, günlerinin büyük bir bölümünü televizyon izleyerek geçiren insanların dahi olması gerekirdi.
"Peki öyleyse ne yapmalıyız?" diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Aslında çocuğunuzun zihinsel gelişimi için hergün sadece 15 ila 20 dakika zaman ayırmak yeterlidir. Yoğun iş hayatından dolayı çocuğunun zihinsel gelişimine zaman ayıramayan, veya zamanı olduğu halde tam olarak ne yapması gerektiğini bilmeyen anne ve babalar için çocuğun ilk 7 yılının (7. yaş dahil) neden çok önemli olduğuyla ilgili açıklamalarımı okumak için aşağıdaki "ÇOCUK ZEKA VE HAFIZA" yazısına tıklamanızı tavsiye ediyorum. Açılan yeni sayfada aşağıda resmi görünen iki adet elektronik kitaba da ücretsiz olarak sahip olacaksınız.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Okul Ne İşe Yarar?
Her kurum gibi okul için de bu "Okul ne işe yarar" sorusu sorulur ve sorulması gereken, çok önemli bir sorudur. Kişilerin nerede...
-
1)Alışveriş yaparken kolaylıklar sağlar. 2)Sayıları yuvarlamak aklımızda daha kolay kalmalarını sağlar. 3)Karışık gibi görünen arazi , yol g...
-
Paketli Gıdalar... Koronavirüs COVID – 19 pandemiye dönüşüp tüm dünyayı etkilemesi sonrasında yiyecekten hijyene her şeye daha fazla...
-
I. Derse Giriş: a) Önceki dersin özeti Resim b) Dikkat çekme : Çocuklar çamaşır makinesi ne işe yarar? Çamaşırlarımız kirlend...

