6 Haziran 2011 Pazartesi

İNGAAA MATI

İNGAAA  MATI
Çok eski zamanlarda dedemizin dedesinin dedesinin dedesinin dedesi zamanında yüksekten atmayı çok seven bir çocuk yaşarmış.Bu çocuk olayları    o kadar abartarak anlatırmış ki   ‘ufak atmadığı için civcivler hep aç kalırmış.’
Örneğin, birgün arkadaşlarına oynadığı bir satranç oyununu şöyle anlatmış;
         -Geçen gün yolda yürüyordum o sırada 10 katlı bina yüksekliğinde çok büyük bir ejderha karşıma çıktı.Ben hızlı adımlarla yürüdüğüm için hızımı alamadım ve yanlışlıkla ejderhanın ayağına bastım. Ejderhanın canı çok acıdığı için bütün akşam ağladı.Ben de onun gönlünü almak için ona bir satranç takımı armağan edip satranç oynamayı teklif ettim.Çok sevindi ve hemencicik oynamaya başladık.Ejderha  aslında fena oynamıyordu ama ben onu bir kaç hareketle hemencicik mat ettim.Hem de ne matı yaptım biliyormusunuz.’İngaaa Matı’ yaptım.-
diye anlatıyormuş olayları.
Bu abartmayı çok seven çocuk rakiplerinide çok küçümsermiş.Herkesi hafife alır.‘Dünyada ki en iyi satranç oyuncusu benim.’ Nasıl olsa herkesi yenerim.’ diye kendi kendisiyle övünür ve hava atarmış.
Bir gün bir satranç turnuvasına katılmış ve turnuvanın  ilk turunda siyahlarla oynarken şöyle bir konum oluşmuş;
 g4 teki filiyle hiç düşünmeden d1 deki veziri yemiş ve beyazlarla oynayan dikkatli çocuk 2 hamlede siyahı yani rakiplerini küçümseyen çocuğu mat etmiş.Acaba nasıl?
Rakiplerini küçümseyen çocuk
                                Dikkatli oynayan çocuk
Bu 2 hamlelik mattan sonra rakiplerini küçümseyen çocuk ingaaa ingaaa diye biraz ağlamış ama hatasını anlayıp bir daha rakiplerini hiç küçümsememiş.
 

REYTİNG HAMDİ

REYTİNG HAMDİ   
Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, satranç oyununu sadece turnuvalarda dereceye girmek için oynayan Hamdi isminde bir çocuk varmış. Onun aklında sadece reyting kazanmak varmış.(Reyting, satranç oyuncularının turnuvalarda göstereceği performansta göre verilen sayısal bir değerdir.)  
        Hamdi’nin tek düşüncesi, satranç turnuvalarına katılıp, reytingini daha çok, daha da çok yükseltmekmiş. Bu yüzden de satranç oyunundaki güzelliklerden haberi yokmuş. Satranç oyununu, paraya düşkün bir paragözün başının etrafında dönen paralar YTL,$, $, $ …  gibi görüyormuş. Tek fark Hamdi’nin para yerine gözünün önünde reytingler uçuşuyormuş 1980, 2050, 2200, 2465…gibi.
Öğretmeni ona ‘Satranç bir oyundur. Bu oyunu oynadığımız zaman bir şeyler öğrenebiliyorsak bundan mutlu olmamız gerekir. Her zaman kazanamayız, bazen kaybedebiliriz de. Hatalarımızdan ders çıkarırsak başarılı bir satranç oyuncusu oluruz.’diyormuş.
Hamdi ise "Ama ben herkesten yüksek bir reytingim olsun istiyorum bundan daha başka bir şeyin önemi yok ki" diye söylüyormuş.
Öğretmeni ise "Reyting sadece bir araçtır. Amacımız her zaman satrancımızı geliştirmek, iyi satranç oynayabilmek olmalıdır" diyormuş ama bu sözler Hamdi’nin bir kulağından girip diğer kulağından çıkmadan burnundan çıkıyormuş.
            Günün birinde, Türkiye Yaş Grupları Birinciliğinin son ve en önemli turunda, başına şöyle bir olay gelmiş.
Eğer; Hamdi oyunu kazanırsa hem turnuvanın birincisi olacak hem de reytingini (30 puan) artıracakmış. Oyun beraberlikle sonuçlanırsa turnuvanın ikincisi olacak ve biraz reyting (15 puan) kazanacakmış.
Oyunu kaybederse de derece şansını yitirecekmiş ve 10 puan reyting kaybedecekmiş.
Bu konum da Hamdi,( Beyazlar) gereksiz yere hırsa kapılıp 1)Vc7xa5 oynamış.

 Soru 1:  Peki, Hamdi (Beyazlar) bu hamle yerine ne yapması doğru olurdu? Düşün ve söyle bakalım.
 Soru 2:Beyaz 1)Vc7xa5 hamlesini yaptıktan sonra rakibi bu hatadan nasıl yararlanabilir? Hamle siyahta ne oynamalısın?
Hamdi siyahın 1)   ....... Hamlesiyle oyunu kaybetti. Bu oyun ona büyük bir ders oldu. Aynı hatayı bir daha tekrarlamamak için gayret gösterdi. Demek ki, arkadaşlar bazen oyunun berabere kalması da iyi olabilir. En doğru düşünme yolu ‘ Konum ne yapmayı gerektiriyorsa o hamleyi yapmaktır.’ ve tabii ki satranç oyununu sadece reytingi yükseltmek için değil, kendimizi geliştirebileceğimiz oynarken keyif aldığımız bir oyun olarak görmeliyiz. 

ROK YAPMAYI SEVMEYEN DEDE

ROK YAPMAYI SEVMEYEN DEDE
Evvel zaman içinde kalbur saman içinde küçük bir köyde Rok yapmayı sevmeyen yaşlı bir satranç dedesi yaşarmış.Bu yaşlı dedemiz Rok’a karşıymış.Köyün satranca meraklı olan çocuklarını yanına alır onlara nasihatlar verirmiş.Bir gün yine çocukları toplayıp nasihatlarını vermeye başlamış ve demiş ki;
-Bakın çocuklar siz daha satranca yeni başladınız.Ben de sizin yaşlarınızdayken bir hata yapıp bu Roktan yapıyordum.Ama şu Rok denen şeyin hiç faydasını görmedim.Hatta bu Rok yüzünden boynum kireçlendi...Ah aman. yine boyun ağrım başladı.Ah sizin gibi  genç olsaydım da şu Roktan yaparmıydım hiç.-diye söylenmiş.
Çocuklardan kıvırcık saçlı olanı dayanamayıp söze atılmış.
-Vallahi dedemiz sizin söylediklerinizden hiç bir şey anlamadım ben.Rok yapmakla boyun kireçlenmesinin ne alakası var ki.Yani bir şey anladıysam arap olayım.- demiş.
Sonra, çocuklardan dalgacı olanı dedeyi kızdırmak için;
–Ama  geçenlerde sizi rok yaparken görmüşler.-demiş alay ederek.
Sus bakayım seni gidi dalgacı şey.tabi ki, sen bana inanma daha.ama rok yapıp mat olursan o zaman görürüm ben seni demiş ve devam etmiş huysuz dedemiz.
-sana gelince kıvırcık saçlı oğlum.Bu yaşımda, köşede uslu uslu oturan kaleleri alıcan da , tahtanın ortasında manzarası güzel olan yerde oturan şahı da alıcan.sonra aynı anda iki elimi de oynatıp yer değiştirmeye kalkacam.Yok... bana göre değil, bu rok işi.Artık yaşım kaldırmaz böyle şeyleri, yoksa  tabi ki boynum kireçlenir.demiş dedemiz.
-Şimdi bakın biriniz geçsin karşımada rok yapmadan satranç nasıl oynanıyormuş öğreteyim bakayım size demiş.ve çocuklardan  birisi –Mehmet- hemen roka karşı olan dedemizin karşısına geçmiş.
Oyun bütün heyecanıyla devam ediyormuş.Mehmet şahını güvenlik altına almak ve kalelerini oyuna sokmak için rokunu yapmış.Dedemiz ise inatçılığını sürdürüp rokunu yapmamış.Ama tabi ki de bu roksuz oyun çok uzun sürmemiş.Çünkü Mehmet matı bulmuş.Acaba mat nasıl?Konum şöyle.
 Roku sevmeyen Dede
 Roku seven Çocuk
Evet çocuklar, şahımızı daha güvenli bir yere almak ve kalelerimizi de oyuna geliştirmek için rok yapmamızda her zaman fayda vardır.Rok önemli bir hamledir.Değil mi?

ESKİMOLARLA SATRANÇ

ESKİMOLARLA SATRANÇ
Geçen gün hafta sonu Rusya’ya gittim.Yolda otobüste uyuyakalmışım derken gözlerimi açtım ve birde baktım ki şoför amca beni taaa kutuplara kadar götürmüş.Otobüsten hemen indim.Etrafıma bakındım.Biraz uzaktan bir kutup ayısının koşarak bana doğru geldiğini gördüm.Hemen sevinçle merhaba deyip yerimde zıplayarak iki elimle el sallamaya başladım.Ama bana doğru koşan bu kutup ayısı gösterdiğim bu sevgi gösterisine karşı ‘Vaaaaaaa’ diye gürültü çıkararak yanıt verdi.Bende hemen kaçmam gerektiğini anlayıp koşmaya başladım.Kutup ayısından kaçarken savurduğu pençeleri yüzünden pantolonum bile yırtılmıştı.Derken biraz ilerde Eskimoların kaldıkları o minik evleri gördüm.Hiç kapıyı bile çalmadan içeri girdim.
Beni öyle görünce çok şaşırmışlardı.Ama başıma gelenleri onlara anlatınca bana yardım ettiler.Akşam orada kaldım.Sobanın yanında ısındım.Oradaki insanlar canları sıkılmasın diye akşam çeşitli oyunlar oynuyorlar.Özellikle de satrancı çok seviyorlar.Ben de onlarla satranç oynadım.İşte şöyle bir oyun oldu:
Eskimolu bir satranççı-Soğuktan donmuş “BEN” 
1) e4 e5 2)Af3 Af6 ( E tabii ki Rusya ya gelmişken bir Rus savunması (Petrof Açılışı) yapmadan eve gitmek olmazdı.)
3)d4 (Bu Eskimolarında hiç şakası yok vallahi,adamı bi huzurlu satranç maçı yaptırmıyor.e5 teki piyonuma saldırıp taşlarına yol açıp hızlı bir gelişme yapmak istiyor.)
3)…exd4 (sıklıkla oynanan diğer bir hamlede 3)…Axe4 hamlesidir.)
4)e5 (Size söylemiştim.Adamı bir huzurlu satranç oynatmazlar.Hep saldırırlar.Ama bilmiyorlar bana en son saldıran çocuklara ne olduğunu,bana en son saldıran çocuğa ne oldu  biliyor musunuz.”Biri suçiçeği geçirdi,Biride kabakulak oldu evde yatıyor vallahi”)
4)…Ae4 5)Vxd4 d5 (Tabii ki e4 deki Atımı desteklemek,merkezi kontrol etmek ve taşlarımı geliştirmek zorundayım.)

6)Ac3? (İşte kötü hamle.Burada beyaz 6)exd6 alarak e4 deki Atın etkinliğini azaltmalıydı,ben de 6)…Axe4 hamlesini yaparak teorik bir varyantı oynayacaktık.)
6)…Fc5
 
7)Vxd5 ?? hamlesini yaptı.Şimdi burada siz benim nasıl vezir kazandığımı hadi bulun bakalım. 
Siyah oynar vezir kazanır
 
7)…Fxf2+ 8)Şd1 (ya da Şe2) Axc3 9)bxc3 Vxd5 hamlesiyle vezir kazandıktan sonra oyunun devamında kolaylıkla kazandım. 

OKULUMUZDA SATRANÇ EĞİTİMİ

OKULUMUZDA SATRANÇ EĞİTİMİ

Günümüz dünyasında, çağdaş ülkelerde, zihin sporlarına çok büyük önem verilmektedir. İskandinav ülkeleri başta olmak üzere, satranç eğitimi, ana sınıf döneminden başlayarak verilmektedir. Aklını en iyi şekilde kullanabilen öğrenciler yetiştirmek için, haftada birer ders saati olmak üzere birinci, ikinci ve üçüncü sınıflarda seçmeli ders olarak satranç eğitimi verilmektedir. Satranç Federasyonu ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın belirlediği program doğrultusunda hem teorik hem de pratik olarak uygulamalı eğitim verilmektedir. Ayrıca satranç kulüp çalışmaları içerisinde, turnuvalar başta olmak üzere, çeşitli faaliyetlerle satranç eğitimi desteklenmektedir. Satranç eğitimi ile öğrencilere kazandırmak istediklerimiz:




  • Zorluklara karşı direnç gösterme kabiliyetini geliştirmek
  • İstenmeyen davranışların azalmasına katkı sağlamak
  • Sabırlı olmayı öğrenmek
  • Genel verim motivasyonunu yükseltmek
  • Karmaşık olayları rahat fark etmek, değerlendirme yapmak
  • Öz güveni yükseltmek
  • Öz yeteneği geliştirmek
  • Dikkat yoğunlaştırma yeteneğini geliştirmek
  • Problem çözümlemede etkili hazırlık yapmak
  • Sorunları eleştirme yeteneğini geliştirmek
  • Hoşgörü ve adalet duygusunu geliştirmek

2011 Seçimlerinde Sandık Görevlilerine Ödenecek Ücretler

2011 Milletvekili Genel Seçimlerinde görev alan sandık kurulu başkanları, sandık kurulu memur üyeleri ve siyasi parti üyeleri ne kadar ücret alacak? 12 Haziran 2011 Milletvekili Genel Seçiminde sandık görevlileri ne kadar ücret alacak?
Yüksek Seçim Kurulu, 01/04/2011 tarih ve 289 sayılı 24. Dönem Milletvekili Genel Seçiminde görev alacak kişilere ödenecek gündelik miktarı ile sair harcamalara iliskin bir karar almıştır. İlgili karara göre; Seçim is ve işlemlerinde görev verilenlere ödenecek ücretlerin, Yüksek Seçim Kurulu’nun 08/01/2011 tarih ve 27 sayılı ücret kararında belirtilen ilkeler doğrultusunda yapılacağı ifade edilmektedir. Bu kapsamda seçimde sandıklarda görev alacak sandık kurulu başkanı, sandık kurulu memur üyesi ve siyasi parti üyeleri aşağıda belirtilen miktarda gündelik alacaklardır. 
Sandık kurulu başkanı                                         : (3) Gündelik,
Sandık kurulu memur üye (Kurs verilmişse)      : (2) Gündelik,
Sandık kurulu memur üye (Kurs verilmemişse) : (1) Gündelik,
Sandık kurulu siyasi partili üye                           : (1) Gündelik, 
 Gündelik miktarlarının belirlenmesinin ardından 2011 seçimlerinde görev alacakların ne kadar ücret alacakları ortaya çıkacaktır. Gündelik miktarları ise YSK’nın 08/01/2011 tarih ve 27 sayılı ücret kararında açıklanmaktadır. Sandık Kurullarında görev yapanların gündelik ücretleri aşağıdaki gibi belirlenmiştir;
-Başkan 56,00 TL
-Üye 49,00 TL
Hesaplama yaptığımızda; sandık kurullarında görevli, Sandık kurulu başkanları 3 gündeliğe karşılık gelen 168 TL, sandık kurulu memur üyeleri eğitime katılmış ise 2 gündeliğe karşılık gelen 98 TL, eğitime katılmamış ise 49 TL, Sandık kurulu siyasi partili üyeleri ise 49 TL ödeme alacaklardır. 
Seçimde görevlilere yapılacak ödemeler herhangi bir vergiye tabi tutulmayacaktır. 
Seçimlerde, sandık kurulu başkanı ve üyesi olarak görev yapanlara yapılacak ödemeler, ilçe seçim kurulu adına açılacak vadesiz bir hesaptan yapılacak olup, kesinlikle elden ödeme yapılmayacaktır. Hak sahiplerinden hesap açtırılması istenmeyecek, hak sahibinin kimlik kartını bankaya ibraz ederek ödemesinin yapılabilmesi sağlanacaktır. Ayrıca banka ile yapılacak anlaşmada herhangi bir kesinti yapılmasına izin verilmeyecektir.

Fenerbahçe'de Hazard süprizi

Belçika milli maçı sonrasında F.Bahçe İdari Menajeri Hasan Çetinkaya'nın Lille'in yıldızı Eden Hazard ile birlikte görülmesi, "Transfer mi oluyor?" sorusunu gündeme getirdi!
Fenerbahçe'nin Eden Hazard aşkı yeniden mi alevleniyor?.. İşte bu aralar herkes bu soruyu sormaya başladı. Nedeni de Belçika ile oynadığımız A Milli maç sonrasında objektiflere yansıyan görüntü...
Karşılaşmanın ardından Fransa'nın Lille takımında forma giyen yıldız futbolcu ile daha önceden de tanışan Fenerbahçe İdari Menajeri Hasan Çetinkaya'nın koyu bir sohbete dalmaları... Bu konuşma da Hazard'ın menajeri John Bico'nun da bulunması Sarı-Lacivertliler'in heyecanlanmasına neden olan ayrı bir konu. Hatırlanacağı gibi Daum, Hazard'ı getirmeyi çok istemiş, ancak yöneticilerin yoğun çabalarına rağmen başarı sağlanamamıştı.
AÇILAN SİTE HALA DURUYOR
Sadece Fenerbahçeli yöneticiler değil Hazard'ı takımda görmek isteyen... Sarı-Lacivertli taraftarlar da yıldız oyuncuyu hayal ediyor. Hatta Daum döneminde transferi için adının geçmesiyle birlikte taraftarlar http://www.hazardtofenerbahce.com/ sitesini açarak Kanarya'ya gelmesi konusunda kampanya başlatmışlardı. Bu site hala duruyor ve yıldız futbolcuya övgüler yağıyor. Kısacası Belçika ile oynadığımız milli maç sonrasındaki görüntü haliyle Fenerbahçeliler'i heyecanlı bir bekleyişe itti. Hatta hatta Hasan Çetinkaya'nın yanı sıra Aykut Kocaman'ın da ünlü yıldız ile görüştüğü iddiaları yerini umutlu bir bekleyişe bıraktı.

Okul Ne İşe Yarar?

  Her kurum gibi okul için de bu "Okul ne işe yarar" sorusu sorulur ve sorulması gereken, çok önemli bir sorudur. Kişilerin nerede...