27 Nisan 2023 Perşembe

Anne Gibi Anne, Baba Gibi Baba Olmak

 Günümüzün hızla değişen sosyokültürel yapısı anne-baba rollerinde büyük çelişkiler yaratmaktadır. Sağlıklı çocuk gelişimi annenin anne gibi, babanın baba gibi olmasına bağlıdır. Şefkat ve sevgiyi ifade eden anne ile koruyuculuk ve otoriteyi temsil eden baba figürü sağlıklı aile yapısında korunmalıdır. Burada ataerkil, aşırı tutucu, astığım astık, kestiğim kestik, şiddet ve cezanın uygulandığı bir yapıdan bahsetmiyoruz.

Otorite, aile kurallarını oluşturmak ve konulmuş kuralların uygulanmasını sağlayarak, bütünlüğü korumaktır. Otorite, diktatörce ve baskı amacıyla kullanılmamalıdır. Tüm aile üyeleri otorite sahibini benimsemeli ve kuralları içselleştirmiş olmalıdır. Aksi durumda geçimsizlik doğar.

Anneler, doğanın dişilere verdiği özelliklerden dolayı sevgi ve şefkatin temsilcisidir. Bu sebeple anne, evde bir denge unsurudur. Günümüz şartlarında bu yapı pasiflik gibi algılanabilmektedir. Toplumsal baskı ve çalışan annelerin ekonomik özgürlüklerinin de etkisiyle baba rolü anneye geçebilmektedir. Fakat genetik özellikler olarak yüzbinlerce yıl içinde edindiğimiz bilinçdışı yapılar, otoriteyi erkeklere vermiştir. O evde baskın karakter ve otorite sahibi anne bile olsa, erkeğin rolü hiçbir zaman yadsınamaz. Örneğin, eve gelmekte geç kalan genç bir kız öncelikle babasının gelip gelmediğini soracaktır. Otorite annede ise, kız ile annenin didişmesi, sertleşmesi çok daha kolaydır. Kızıyla restleşen anne otoriteyi bozmamak için daha da sertleşecek, belki de şiddet uygulayacaktır. Burada ne otorite sağlanmış, ne de anne mutlu olmuştur. Sevgi ve şefkate programlanmış anne tersini yaparak içsel çatışma yaşamıştır.

İdeal olan babanın sevecenlik ve koruyuculukla karışık otoritesini koruması, anneninse babayla bütünlük içinde, sevgi ve şefkatli yapısıyla denge unsuru olmasıdır.

Tekrar ele alırsak, burada bahsedilen erkeğin baskın, güçlü, hak sahibi, despot, diktatör, cezalandırıcı, annenin ise zayıf, pasif, ezilen, ikinci planda olduğu bir durum değildir. Önemli olan kadınlık ve erkeklik yani annelik ve babalık rollerinin doğru algılanmasıdır.

Babalık modelini biraz daha açarsak, günümüzde “arkadaş gibi baba” modeli doğmuştur. Çocuklarımla yeteri kadar ilgilenemiyorum ama onlarla arkadaş gibiyim diyen pek çok babayı görmüşsünüzdür. Bu yaklaşım anneler için de geçerlidir. Bir anne ve baba öncelikle çocuğun arkadaşı değil anne-babası olmalıdır. Asıl ebeveynlik, çocuğa arkadaşlık yapmak değil, onun çevresiyle arkadaşlık kurabilmesini sağlamak, ona bu ortamı hazırlamaktır.

Çocuk, babayı baba gibi hissettiğinde huzur ve güven duyarak rahatlar. Hiçbir öğretiye dayanmadan, istisnasız tüm çocuklar “benim babam, senin babanı döver” tartışması yapar, bununla övünürler. Baba ilgisinden ve sevgisinden uzak büyüyen çocukların hayatta zorlandıklarını, kendilerine bir yön çizemediklerini psikiyatri pratiğinde sıklıkla görüyoruz. Özellikle ergenlerin alkol ve madde kötüye kullanımında, baba otoritesinin zayıflığı bariz ortadadır. Özgüven eksikliği, güçsüzlük, dirayetsizlik, kararsızlık, güçlükler karşısında kolay yılma gibi birçok psikolojik sorun, baba yokluğunda veya babası olduğu halde baba duygusu verilememiş çocuklarda çok sıktır.

Babalar, kız çocukları için de hayati derecede önemlidir. Babanın vereceği güven ve çocuğun zayıf yanlarının desteklenmesi başka kimse tarafından sağlanamaz. Kızının saçlarını okşayan bir baba, kızını dizinde yatıran bir baba, o anda kızı için büyük mutluluk kaynağıdır. Baba yokluğunda, kızlar hep bir sığınma ihtiyacı yaşarlar. Bu da ne olduğu bir türlü hissedilemeyen doyumsuzluk, huzursuzluk, hırçınlık hisleriyle açığa çıkar.

Çocuk Terbiyesi ve Çocuk Eğitimi

 Çocuk terbiyesi ile çocuk eğitimi birbirine karışan kavramlardır. Çocuk terbiyesi güzel ahlaka, insani değerlere götüren süreçtir. Belli bir konuda bilgi, beceri ve tecrübe kazanma ise eğitimdir. Eğitim iyi verilmesine rağmen içerik kötü olabilir. Yükselmek ve iyi makamlara gelmek için her şeyin mübah olduğunu savunan bir eğitim, amacını karşılasa da etik ve ahlaki yönden eksiktir.

Evrensel değerleri, örf ve adetleri, kültür ve dini değerleri referans alan eğitim ise “çocuk terbiyesi” dir.

Çocuğa terbiye verirken onun karakteri mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. Çocuk terbiyesinde birinci kural çocuğu tanımaktır.

Eğitim sistemimiz maalesef her şeyden biraz biraz öğretmeye dayalıdır. Özel yetenekler arada kaybolmakta, çocuklar ilgi alanlarına yönlendirilmemektedir. Einstein’ in Almanya’ daki meslek okulunda tarım okurken, bu çocuk çok akılsız ve ilgisiz denerek atılma noktasına geldiğini birçoğumuz bilmeyiz.

Birçok anne baba, çocuğum matematikten başarısız diyerek özel ders, ekstra kurs aldırırken, çok başarılı olduğu yabancı dil üzerine, o nasıl olsa iyi gidiyor diyerek hassasiyet göstermez. Buna benzer birçok farklı örnek verebiliriz. Anne babalar çocuklarının başarısız yönlerini desteklemeli, ilgili ve yetenekli oldukları konularda destek vererek önlerini açmalıdır.

Çocuklarının yeteneklerini keşfetme noktasında kimse ebeveynler kadar bilgi sahibi olamaz. Çocuğunun psikolojisini takip eden ve onunla empati kurabilen anne baba, çocuk için bir numaralı destektir.

Çocuğunuzun çocukluğunu yaşamasına izin verin. Bir köşede usluca oturan, koşup coşmayan, bazen yaramazlık yapıp sehpa üzerindeki bibloyu kırmayan çocuk yoğun duygusal ve psikolojik baskı altındadır. Aşırı kural ve cezalarla, çocuğun çocukluğunu yaşamasını bastırmayın. Bu baskı her zaman kural ve ceza ile de kurulmaz. Farkında olmadan çocuğunuza verdiğiniz, “yanlış yaparsan üzülürsün”, “yaramazlıkların beni hasta ediyor” gibi mesajlar nedeniyle çocuğunuz sizi üzmemek için uslu davranabilir ama çocukluğunu yaşayamaz. Bu da yaşamı boyunca içinde bir yerlerde yara olarak kalır. Psikiyatri görüşmelerimizde, yaşanmamış çocuklukların birçok ruhsal sorun olarak karşımıza çıktığını sıklıkla görüyoruz.

Ailelerin asli görevi çocuklarının yeteneklerini ve zaafiyetlerini keşfederek, çocukluklarını yaşamalarına izin vermek, ahlaki ve zihinsel gelişimlerine önderlik etmektir. Çocuğu bireysel özelliklerine göre yetiştirmek ve onun kendisi gibi olmasını sağlamak çocuk terbiyesinin ana hedefidir. Amaç çocuk görünümlü büyük adamlar yetiştirmek değil, ruhu özgür, belirli kurallar dâhilinde kendini rahtça sergileyen çocuklara sahip olmaktır.

Çocuklar hemen her şeyi deneyerek öğreneceklerdir ve büyük bir öğrenme arzusundadırlar. Onlar için bir sınır yoktur, her şey olabilirlik dâhilindedir. Yerçekimini bilmeyen bir çocuk evdeki antika vazoyu havaya atarak öğrenebilir. Buna benzer birçok örnek çocuğun yaramazlığından, haylazlığından kaynaklanmayabilir. Çocuğun asıl niyeti ortalığı dağıtmak, düzeni bozmak değildir. O, vazonun niye havada durmadığını öğrenme peşindedir. Masa örtüsünü çekerek üzerindekileri dağıtan, perdeye asılarak kornişi yere indiren çocuğa kızıp bağırmadan, ceza vermeden önce bu gerçeği hatırlamalıyız. Çocuklar hayatı tecrübe ederek öğrenirler. Hiçbir tecrübe kuru bilginin yerini tutamaz.

Psikiyatri muayenelerimizde kuru bilgiye dayalı tecrübe eksikliğinin ve buna bağlı özgüven yetersizliğinin etkilerine çok sık rastlıyoruz. Hayatı tadarak tanıyan çocuklar, bilgiye dayalı fakat tecrübe eksikliği olanlara göre daha başarılı olmaktadır. Teoriye dayalı bilgiler birilerine kanmayı ve kandırılmayı kolaylaştırmaktadır.

Anne- baba çocuğa öğrenme ve hayatı tanıma konusunda kontrollü deneyimler yaşatmalıdır. Her şeyden kısıtlanan çocuk hem bir şey öğrenemeyecek, hem hırçınlaşacaktır. Çocuğun kırabileceği, boyayıp kirletebileceği tehlikesiz ve zararsız ortamlar yaratmak çocuğa hem tecrübe kazandırır, hem de saldırgan dürtülerinin boşalımını sağlar. Televizyonu, müzik setini birkaç kez açıp kapatmasına izin vermek, hevesini almasını sağlayarak onlara zarar vermesini önleyebilir. Evde bu tür tecrübeler yaşamasına izin verilmeyen çocuk bir komşu ziyaretinde dikkatlerin üzerinde olmadığı bir anda antika vazoyu yere atarak, televizyon kumandasının düğmelerini karıştırarak çeşitli zararlar verebilir. Doğrusu anne- babanın kontrollü deneyimlerle çocuğa iyi- kötü, zararlı- zararsız eylemleri yaşatmalarıdır.

Psikiyatri Antalya, Psikiyatri Uzmanı E. Filiz Uluhan, Lara/Muratpaşa/Antalya.

26 Nisan 2023 Çarşamba

İMECE

 T.C. Kalkınma Bakanlığının 2013 yılı yatırım programında 2013K120790 numara ile yer alan İMECE Uydu Sistemleri Alt Yapı Projesi;

BiLSAT, RASAT ve GÖKTÜRK-2 tecrübesiyle metrealtı uydularda kullanılabilecek uydu alt sistemlerinin ülke içerisinde geliştirilmesi için gereken alt yapının oluşturulması amacıyla Yatırım Programı destekli “İMECE Uydu Alt Sistemleri Geliştirme Projesi” başlatıldı.

Bu kapsamda geliştirilecek olan Metre Altı Çözünürlüklü Elektro Optik Uydu Kamerası, Haberleşme Sistemi, Yıldız İzler, Güneş Algılayıcı, Elektrikli İtki Sistemi, Tepki Tekeri, Faydalı Yük Veri Kayıt Sıkıştırma Formatlama Birimi ve Yeni Nesil Uçuş Bilgisayarı'nın yüksek çözünürlüklü görüntüleme uydularında kullanılmasıyla uzay tarihçesi kazandırılması ve ekonomik değere dönüştürülmesi hedefleniyor.

TÜBİTAK 1007 Programı kapsamında desteklenen İMECE Uydu Projesi, 2017 yılında başlamış olup, 2023 yılında Uydunun fırlatılması hedeflenmektedir. İMECE Uydusu sayesinde Türkiye kendi elektro-optik kamerası ile metrealtı çözünürlüklü görüntüler elde edebilecektir.

 

 

Faydalı yük 

Kamera 

Çözünürlük

PAN 0.99 m – MSI 3.96 m

Görüntü Alanı (1 Kare)

16km X 16km

Kütle

~700 kg

Yörünge

~700 km Güneşe Eş Zamanlı

Tasarım Ömrü

5 Yıl

Ankara Sivas hızlı tren hattı açıldı! 2023 YHT hızlı tren hattı durakları ve güzergahı

 

  • Ankara Sivas hızlı tren hattı açıldı: 12 saatlik yolculuk 2 saate düşüyor! 2023 YHT Ankara Sivas hızlı tren hattı durakları ve güzergahı isimleri ne, hangi illerden geçiyor?

    Ankara Sivas hızlı tren hattı durakları ve güzergahı araştırmaları hız kazanırken Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu "Demir yollarında adeta bir seferberlik ilan ettik ve yepyeni bir dönem başlattık." ifadelerini kullandı. 12 saatlik Ankara ve Sivas arası seyahat süresini 2 saate düşürecek olan YHT Ankara Sivas hızlı tren hattı katılımıyla 26 Nisan günü açıldı. İşte 2023 YHT Ankara Sivas hızlı tren hattı durakları ve güzergahı...

  • Ankara Sivas hızlı tren hattı açıldı: 12 saatlik yolculuk 2 saate düşüyor! 2023 YHT Ankara Sivas hızlı tren hattı durakları ve güzergahı isimleri ne, hangi illerden geçiyor?

    ANKARA SİVAS HIZLI TREN HATTI AÇILDI!

    Ankara Sivas yüksek hızlı tren hattı 26 Nisan Çarşamba günü itibarı ile açıldı.

    MAYIS SONUNA KADAR ÜCRETSİZ

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medyadan yayınladığı mesajda, "Ankara - Kırıkkale - Yozgat - Sivas Hızlı Tren Hattımız Mayıs ayı sonuna kadar ücretsiz... Milletimize hayırlı olsun" dedi.

  • Ankara Sivas hızlı tren hattı açıldı: 12 saatlik yolculuk 2 saate düşüyor! 2023 YHT Ankara Sivas hızlı tren hattı durakları ve güzergahı isimleri ne, hangi illerden geçiyor?

    ANKARA - SİVAS ARASI KAÇ KM?

    Ankara Sivas Yüksek Hızlı Tren hattının açılışı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla yapılacak. Saatte 250 kilometre hıza uygun olarak inşa edilen Ankara Sivas hızlı tren hattı ile 12 saatlik seyahat süresi 2 saate kadar geriliyor.

  • Ankara Sivas hızlı tren hattı açıldı: 12 saatlik yolculuk 2 saate düşüyor! 2023 YHT Ankara Sivas hızlı tren hattı durakları ve güzergahı isimleri ne, hangi illerden geçiyor?

    2023 YHT ANKARA SİVAS DURAKLARI VE GÜZERGAHI

    Elmadağ

    Kırıkkale

    Yerköy

    Yozgat

    Sorgun

    Akdağmadeni

    Yıldızeli

    Sivas

BlackRock, Türkiye'deki yatırımlarını artırıyor

 

Dünyanın en büyük para yönetim şirketi BlackRock Inc., Türkiye'deki yolsuzluk soruşturmaları ile hisselerde yaşanan düşüşün ardından, ülkedeki yatırımlarını artırmaya başladı.

Londra'da bulunan BlackRock gelişen piyasalar uzman ekibinin şefi Sam Vecht, "Son birkaç gündür, değerlemelerin ilgi çekici olmasıyla Türkiye'deki pozisyonlarımızı artırıyoruz, özellikle de finans sektöründe" ifadelerini kullandı.

New York merkezli BlackRock, devlete ait olan Halk Bankası AŞ ve Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı AŞ'deki hisselerini artırarak, her iki şirkette de en büyük hisse payına sahip yatırımcı konumuna geldi. Her iki bankanın da bazı yöneticileri, devam eden soruşturmalar kapsamında yer alıyor.

Borsa İstanbul 100 Endeksi soruşturmaların başladığı 17 Aralık'tan bu yana yüzde 9 gerilerken, yüzde 18 kayıp yaşayan Halkbank bu düşüşe öncülük etti. Halkbank hisseleri bugün de yüzde 1.5 gerileyerek hisse başına 12.95 liraya kadar düştü.

Sam Vecht ayrıca, "Türkiye ve bütün gelişen piyasalardaki politik durumları yakından takip etmemizle birlikte, Türkiye'deki bu durumun ve birçok kötü haberin fiyatlamalara dahil olduğunu düşünüyoruz. Tarihsel olarak baktığımızda, gelişen piyasaların bu tür durumların sonrasında bunu telafi ettiklerini görüyoruz" dedi.

Fransa protestolarının hedefindeki finans devi Blackrock’ın gizemi

 

Fransa’da emeklilik yaşının yükseltilmesi sonrası başlayan protestolarda öfke Amerikalı finans devi Blackrock’a döndü. Paris’teki ofisi aktivistler tarafından basılan şirket, dünyanın en güçlü finans şirketi olarak biliniyor.

Yayınlanma: 07.04.2023 - 15:36
Fransa protestolarının hedefindeki finans devi Blackrock’ın gizemi
Abone Olgoogle-news

Blackrock, ABD’de “İsviçre çakısı” şeklinde tabir edilen bir finans şirketi. Kurumsal yatırımcılık, varlık yönetimi, para yönetimi ve özel sermaye gibi geniş bir yelpazede işler yapıyor. Sadece Apple, Microsoft, Facebook, Lockheed Martin gibi dev şirketler de değil aynı zamanda Chase, Goldman Sachs gibi diğer bankalarda da ciddi hisselere sahipler. Dünya çapında toplam yatırımları 9 trilyon doları aşıyor.

Blackrock, hâlâ CEO’luk görevini yürüten Larry Fink tarafından 1988’de kuruldu. “Alaaddin Risk Yönetimi Sistemi” adındaki bir yazılımla ABD federal rezervi ve Avrupa merkez bankaları da dahil olmak üzere 18 trilyon dolarlık varlık portföyünü gözetim altında tutuyor.

Larry Fink

NASIL BİR NUMARA OLDU?

Şirketin en büyük özelliği kriz anlarında ortaya çıkması. Kurulduğu günden bu yana "Wall Street’in kurtarıcısı" rolünü üstlendi. 2008 Mortgage krizi ya da Covid-19 pandemisi gibi kriz anlarında “acil kurtarma planlarını” devreye soktu. Şimdiyse geçtiğimiz haftalarda battığı açıklanan Silicon Valley Bank ve Signature’un satış işlemlerini üstleneceği açıklandı.

Kurtardığı şirketlerin hemen hemen hepsinde hisse sahibi olan Blackrock’ın hacmi her krizde katlanarak büyüdü ve bu şekilde devlet fonlarına, büyük yatırımcılara, emeklilik fonlarına ve maliye bakanlıklarına danışmanlık yapar hale geldi. Kısa zamanda finans sektöründe müdahil olmadığı hiçbir alan kalmadı.

Blackrock’ın kurduğu ESG (Çevre, Sosyal, Yönetimsel sorunlar) puanlama sistemi diğer şirketlerin sosyal sorunlara ne kadar duyarlı olduğuna dair puanlandırma yapıyor ve yatırımcılara bu şirketlerin “güvenli” olup olmadığını söyleyebiliyor. Sistem iyi niyetli gözükse de bazılarına göre Blackrock, bu yöntemle küresel nüfuzunu artırıyor.

ABD’DEN AVRUPA’YA SİYASETLE İLİŞKİSİ

Komplo teorisyenlerinin konuya ilgisi Blackrock’ın siyasete müdahaleleri yüzünden arttı. 2019 yılında “Campaign for Accountability” isimli Washington merkezli bir STK’nin yaptığı araştırmaya göre Blackrock, agresif bir şekilde lobicilik faaliyeti yürüterek devlet düzenlemelerinden kurtulmayı amaçlıyor. Araştırma, Blackrock’ın bu sayede dünyanın en büyük finans firması haline geldiğini söylüyor.

  • Lobicilik faaliyetleri özellikle 2016 ABD seçimleriyle kamuoyu önüne çıktı. Demokratların adayı Hillary Clinton’ın bir dönem danışmanlığını yapan Cheryl Mills ve Michael Pyle sonradan Blackrock’ta kendilerine yer bulmuşlardı.
  • 2019’da yine ABD seçimleri öncesi Başkan Joe Biden’ın Blackrock ziyareti de gözlerden kaçmadı. Biden’ın Ulusal Ekonomi Konseyi başına getirdiği Brian Deese göreve başlamadan önce Blackrock’ta çalışıyordu. Dahası Deese, Blackrock’a geçmeden önce de Obama döneminin danışmanlarından biriydi.
  • Biden hükümetinin Hazine Bakanı Janet Yellen’la çalışan bakanlık müsteşarı Adewale Adeyemo ise 2017 ve 2019 arasında Blackrock CEO’su Larry Fink’in danışmanlığını yapmıştı.
  • Biden’ın en son Hazine Bakanlığı'na kattığı ve Rusya-Ukrayna savaşıyla ilgili ekonomi politikalarıyla ilgilenecek olan Eric Van Nostrand da Blackrock yönetim kurulundan geliyordu.

FRANSA'DA ÖFKENİN ODAĞINDA

Fransa’da emeklilik yaşının yükseltilmesi üzerine başlayan protestolarda öfke Blackrock’a döndü. Protestocular, Blackrock’un aynı ABD’de yaptığı gibi özel emeklilik sigortalarını fonladığı için bu yasanın geçirileceğini düşünüyorlardı.

Blackrock şirketi yasanın ilk duyurulduğu 2 yıl öncesinden beri Fransa’da tartışma konusu oldu. Ocak ayında Blackrock Fransa’nın başkanı Jean-François Cirelli’ye Macron tarafından Fransa Şeref Nişanı verilmesi tepkileri daha da büyüttü.

Şirketin Paris'teki merkezini basan ve sayıları 100’ü bulan protestocuların arasında antikapitalistler gibi aktivist grupların yanı sıra çeşitli sendikalar da mevcut. Fransız hükümeti, kararın bütçe açığını önlemek için alındığını açıkladı. Fransa’da protestolar hâlâ devam ediyor.

Okul Ne İşe Yarar?

  Her kurum gibi okul için de bu "Okul ne işe yarar" sorusu sorulur ve sorulması gereken, çok önemli bir sorudur. Kişilerin nerede...