12 Mart 2025 Çarşamba

İstiklal Marşı Niçin Yazılmıştır, Milli Marş Neden Gereklidir?

 Biliyoruz ki bir ülkenin bağımsızlığının sembollerinden biri bayrak iken diğeri milli bir marştır. Bağımsız bütün devletlerin bir bayrağı ve marşı mevcuttur.

İstiklal Marşımızın Yazılma Nedeni

Türk halkı Kurtuluş Savaşı sırasında oldukça güç durumlar atlatmıştır. Mondros Ateşkes Antlaşmasından sonra işgalci güçler başkent İstanbul dahil yurdumuzun büyük bir kısmına yayılmışlardı. Hatta İstanbul'da Meclisi işgal etmiş birçok mebusu (milletvekili) tutuklamışlardı.

TBMM Kurulması

İşte bu durumda Türk Halkının imdadına Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları yetişiyor. 23 Nisan 1920 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi açılıyor ve milli egemenliğin ve bağımsızlığın kazanılması için Kurtuluş Savaşı başlatılıyordu.

Milli Marş Yazılmasına Karar Veriliyor

Yeni kurulan Türk Devletinin Milli Mücadelesine destek olmak için yeni seçilen vekiller savaş alanlarını dolaşmaya başlamışlar. Askerlerle yaptıkları sohbetlerde morallerinin kötü olduğunu, imkânsızlıklar içinde savaştıklarını görmüşler. Bu Milli Mücadele sırasında askerlerimizin cesaretini ve kararlığını arttıracak, Türk Halkının Millet olma şuurunu ve imkânsızlıklar içerisinde umutlarını arttıracak bir marşa ihtiyaç duyulmuştur. Bu marşla aynı zamanda askerlerimiz kendilerine özgüvenlerini sağlayacak, tekrarladıkça var olma savaşının önemini kavrayacak ve kanının son damlasına kadar neden savaşacaklarını kendilerine hatırlatacak nitelikte olmalıydı.

İstiklal Marşı Nasıl Yazılmıştır

Teklifin Kabulü ve Yarışma İlanı   

Milli Marşın yazılma önerisi ilk olarak 1920 yılında İsmet Paşa (İnönü) tarafından mecliste teklif edilmiştir. Cephede yaşananlar ve askerlerin durumu anlatılarak böyle bir marşın onlara sağlayacağı yararlardan bahsedilmiştir. Milli bir marşın yazılması zamanının geldiği mecliste kabul edilmiş ve görev Maarif Vekilliğine (Milli Eğitim Bakanlığı) verilmiştir. 1921 yılının başlarında milletin bütün duygularını dile getirecek bir yarışma yapılması için gazeteye ilan verilmiştir. İlanda sözler için 500 Lira ve şiirin bestelenmesi için ise 1000 Lira ödül konulmuştur.

Mehmet Akif'in Davet Edilmesi

 

Yarışmaya ülkenin her tarafından 724 eser katılmıştır. Fakat TBMM bu eserlerden hiç birini Milli Marş olarak kabul etmemiştir. Zira bu eserler Türk Halkının içinde bulunduğu durumu ve halkın millet olma konusundaki duygularını dile getirmiyordu. Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Bey (Tanrıöver), Burdur Milletvekili Mehmet Akif Bey'in (Ersoy) para ödülü nedeniyle bu yarışmaya katılmadığını öğrenir ve kendisine bir mektup yazarak kazandığı takdirde para ödülünün verilmeyeceğini söylemiştir. Nitekim yarışmadan sonra Mehmet Akif bu ödülü Yeşilay Cemiyetine bağışlamıştır.

İstiklal Marşı Yazılıyor

 

 

İsteklerinin kabul görmesinden sonra Mehmet Akif, Tacettin Dergahındaki odasına kapanıyor ve 1910 yılından beri halkın içinde bulunduğu durumları da göz önünde bulundurarak İstiklal Marşının dizelerini bir bir kaleme almaya başlıyor. Mecliste, yolda, evde, camide, uyurken dahi aklı sürekli bu konu ile meşgul olmuştur. Hatta Akif'le birlikte kalmakta olan Hafız Beki Efendi'nin anlattığına göre, bir gece uyanan Akif, kâğıt bulamayınca yer yatağının yan tarafındaki duvara marşın dizelerini yazmıştır. 1936 yılında Mehmet Akif bir röportajda "Tekrar yarışma olsa katılır mısınız?" sorusuna "Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın" şeklinde cevap vermiştir.

TBMM İstiklal Marşı'nı Kabul Ediyor

Mecliste bu konu için kurulan komisyon şiirlerden üçünü cephede askerlerin beğenisine sunmuştur. Askerler Mehmet Akif'in şiirinden çok etkilenmişlerdir. Ayrıca komisyon 7 adet şiiri meclis kürsüsünde okunmaya değer bulmuş ve Mehmet Akif'in şiiri Hamdullah Suphi tarafından ilk sırada okunmuştur. Her mısrası ayrı bir alkış alan şiir her defasında daha büyük bir coşku ile tam 4 defa okunmuştur. Diğer 6 şiirin okunmasından alınan kararla vazgeçilmiştir. 1 Mart 1921 tarihli toplantıda okunan şiir 12 Mart 1921 tarihli toplantıda Milli Marş olarak kabul edilmiş ve İstiklal Marşımız ayakta tekrar okunmuştur.

Şiirin bestelenmesi aşamasında 1924 yılında kabul edilen Akif Çağatay Kılıç'ın bestesi 1930 yılına kadar çalınmışsa da bu tarihten sonra zamanın Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası şefi Osman Zeki ÜNGÖR'ün 1922 yılında yaptığı beste kabul edilmiş ve günümüzde söylenmektedir. Protokol gereği sadece 2 kıtasının marş olarak söylendiği İstiklal Marşı 9 dörtlük ve 1 beşlik olmak üzere 10 kıta ve 41 dizeden oluşmaktadır. İstiklal Marşı'nın armonisi Edgar MANAS ve bando tarafından çalınması için düzenleme ise İhsan Servet KÜNÇER tarafından yapılmıştır.

 


 

İSTİKLAL MARŞI'NIN 10 KITASI SÖZLERİ

·         Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;

·         Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.

·         O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;

·         O benimdir, o benim milletimindir ancak.

·         Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!

·         Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celal?

·         Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal...

·         Hakkıdır, hakk'a tapan, milletimin istiklal!

·         Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.

·         Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!

·         Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.

·         Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

·         Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,

·         Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.

·         Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,

·         'Medeniyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?

·         Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın.

·         Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.

·         Doğacaktır sana va'dettigi günler hakk'ın...

·         Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

·         Bastığın yerleri 'toprak!' diyerek geçme, tanı:

·         Düşün altında binlerce kefensiz yatanı.

·         Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:

·         Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

·         Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?

·         Şuheda fışkıracak toprağı sıksan, şuheda!

·         Canı, cananı, bütün varımı alsın da hüda,

·         Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.

·         Ruhumun senden, ilahi, şudur ancak emeli:

·         Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.

·         Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli,

·         Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.

·         O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım,

·         Her cerihamdan, ilahi, boşanıp kanlı yaşım,

·         Fışkırır ruh-i mücerred gibi yerden na'şım;

·         O zaman yükselerek arsa değer belki başım.

·         Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!

·         Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.

·         Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal:

·         Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;

·         Hakkıdır, hakk'a tapan, milletimin istiklal!

İSTİKLAL MARŞININ KABULÜ NASIL OLMUŞTUR?

Türk milletinin bağımsızlığı için kanlı çarpışmalar sürerken Maarif Vekâleti bir milli marş yarışması başlattı. Memleketin ve milletin genel durumunu yansıtacak olan bu marş için 500 lira ödül koyuldu. Yarışmaya 724 şiir katıldı. Devrin maarif vekili Hamdullah Suphi Bey'e göre böyle bir şiiri ancak Mehmet Akif Ersoy yazabilirdi. Oysa Mehmet Akif kazanana para verileceği için yarışmaya girmiyordu. Hamdullah Suphi Bey 5 Şubat 1921 günü Mehmet Akif'e şu mektubu yolladı;

 

Pek Aziz ve Muhterem Efendim,

Pek Aziz ve Muhterem Efendim, İstiklâl Marşı için açılan yarışmaya katılmayışlarındaki sebebin ortadan kaldırılması için pek çok tedbirler vardır. Usta kişiliğinizin istenilen şiiri meydana getirmesi, amacın gerçekleşmesi için son çare olarak kalmıştır. Asil endişenizin gerektirdiği ne varsa hepsini yaparız. Memleketi bu etkili telkin ve heyecan kaynağı aracından mahrum bırakmamanızı rica ve bu vesile ile en derin hürmet ve sevgilerimi arz ve tekrar eylerim.

Bunun üzerine Mehmet Akif, şiirini yarışma jürisine gönderdi. Meclis'in 26 Şubat 1921 günkü oturumunda Maarif Vekâleti encümeni gönderilen şiirlerin 7 tanesini yarışmaya değer gördü. Meclis'in 1921 tarihli oturumunda açıklanan görüşlerin ardından Mehmet Akif Ersoy'un şiiri seçildi. Daha sonra İstiklal Marşı ayakta okundu.

11 Mart 2025 Salı

Eğitim Sistemimizdeki Müfredat Değişiklikleri

 Eğitim sistemimizde yıllar içinde birçok müfredat değişikliği yapılmıştır. Belirli dönemlerde yapılan bazı müfredat değişikliklerine göz atmak, eğitimdeki gelişimi ve değişimi daha iyi anlamamızı sağlar. Her dönemde yapılan değişiklikler, farklı ihtiyaçlara ve hedeflere cevap vermeyi amaçlamıştır.

 

MEB 2000 - 2004 Müfredat Değişiklikleri

 

2000-2004 yılları arasında, eğitimde birçok yenilik yapılmıştır. Bu dönemde temel eğitim programları güncellenmiş ve öğretim yöntemlerinde değişiklikler yapılmıştır. Öğrenci merkezli öğretim anlayışı benimsenmiş ve öğretmenlerin rolü yeniden tanımlanmıştır. Eğitimde kaliteyi artırmak ve öğrencilere daha iyi bir öğrenme ortamı sunmak hedeflenmiştir.

 

Bu dönemde müfredatın içeriği daha esnek hâle getirilmiş ve öğrencilerin bireysel farklılıklarına uygun düzenlemeler yapılmıştır. Öğrencilerin aktif katılımını teşvik eden yöntemler, öğretim sürecine entegre edilmiştir. Ayrıca öğrenci başarısını artırmaya yönelik yeni değerlendirme kriterleri de geliştirilmiştir.

 

MEB 2005-2009 Müfredat Değişiklikleri

 

2005-2009 yılları arasında yapılan müfredat değişikliklerinde, teknoloji kullanımı ve yabancı dil eğitimi ön plana çıkmıştır. Bu dönemde; öğrencilere teknolojiyi etkin kullanma becerileri kazandırılmış ve yabancı dil derslerinin içeriği zenginleştirilmiştir. Teknoloji ve yabancı dil eğitimi, öğrencilerin küresel çapta daha donanımlı bireyler olarak yetişmelerini sağlamıştır.

 

Bu dönemde ayrıca eğitimde yenilikçi yaklaşımlar benimsenmiş ve öğrencilerin yaratıcı düşünme becerileri desteklenmiştir. Öğrencilerin eleştirel düşünme ve problem çözme yeteneklerini geliştirmek amacıyla müfredat içerikleri ve öğretim yöntemleri güncellenmiştir. Böylelikle öğrencilerin hem akademik hem de sosyal becerilerinin gelişmesi hedeflenmiştir.

 

MEB 2010-2014 Müfredat Değişiklikleri

 

2010-2014 yılları arasında yapılan müfredat değişikliklerinde, disiplinler arası yaklaşımlar benimsenmiştir. Farklı dersler arasında bağlantılar kurulmuş ve öğrencilerin geniş bir perspektif kazanmaları sağlanmıştır. Öğrencilerin analitik düşünme becerilerini geliştirmek için disiplinler arası projeler ve etkinlikler müfredata dâhil edilmiştir.

 

Bu dönemde, öğrencilerin eleştirel düşünme becerileri üzerinde durulmuş ve onları geleceğin ihtiyaçlarına hazırlamak amacıyla, yenilikçi öğretim yöntemleri uygulanmıştır. Ayrıca öğrencilerin akademik başarılarının yanı sıra sosyal ve duygusal gelişimlerine de önem verilmiştir. Eğitimde bütüncül bir yaklaşım benimsenerek öğrencilerin her yönüyle gelişmesi sağlanmıştır.

 

MEB 2015-2019 Müfredat Değişiklikleri

 

2015-2019 yılları arasında yapılan müfredat değişikliklerinde, öğrenci odaklı öğretim yöntemleri ve çok yönlü eğitim anlayışı ön plana çıkmıştır. Bu dönemde, öğrencilerin bireysel yetenekleri ve ilgileri dikkate alınarak eğitim programları düzenlenmiştir. Öğrenci merkezli öğretim yöntemleri, öğrencilerin aktif katılımını ve öğrenme sürecine dâhil olmalarını sağlamıştır.

 

Bu dönemde eğitimde fırsat eşitliği sağlanmaya çalışılmış ve dezavantajlı grupların da eğitimden eşit şekilde yararlanması hedeflenmiştir. Öğrencilerin farklı alanlarda yeteneklerini keşfetmeleri için bilim, sanat ve spor gibi çeşitli disiplinlerde eğitim verilmiştir. Eğitimde çok yönlü bir yaklaşım benimsenerek, öğrencilerin geniş bir perspektif kazanmaları sağlanmıştır.

 

Son olarak Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nde yapılan müfredat değişiklikleriyle eğitimde günümüz ihtiyaçlarını ve kazanımlarını göz önünde bulunduran bir model benimsenerek daha da ileri bir noktaya gitmek hedeflenmiştir. Bu model geçmişteki deneyimlerden ve kazanımlardan yararlanarak daha dinamik ve öğrenci merkezli bir eğitim anlayışı sağlar. 2000-2019 yılları arasında yapılan yenilikler, teknoloji ve yabancı dil eğitimine verilen önem, disiplinler arası yaklaşımlar ve fırsat eşitliği gibi temel unsurlar bu modelde daha da geliştirilmiştir.

MEB'e Göre Yeni Müfredat Hangi İhtiyaçlara Yanıt Veriyor?

 

MEB'e Göre Yeni Müfredat Hangi İhtiyaçlara Yanıt Veriyor?

MEB'e Göre Yeni Müfredat Hangi İhtiyaçlara Yanıt Veriyor?

Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) göre yeni müfredat, çağdaş eğitim ihtiyaçlarına yanıt vermeyi amaçlıyor. MEB, yeni müfredat ile öğrencilerin bilgi seviyesini artırmayı hedefliyor. Yeni müfredatla  karşılanması hedeflenen bazı ihtiyaçlar şu şekilde ifade edilebilir:

  • Güncel eğitim gereksinimleri, bilimsel ve teknolojik gelişmeler ışığında yenilenmiştir.
  • Öğrencilerin çağın gereksinimlerine uygun bilgi ve becerilerle donatılması hedeflenir.
  • Eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak amacıyla tüm öğrencilerin eşit eğitim imkânlarına erişimi sağlanır.
  • Yeni müfredat, dezavantajlı grupların da eğitimde başarılı olmasını destekler.
  • Öğrencilerin yaratıcı ve eleştirel düşünme becerilerini geliştirmek için yeni öğretim yöntemleri benimsenir. Bu beceriler, öğrencilerin problem çözme ve karar verme süreçlerinde etkin rol oynamalarını sağlar.
  • Eğitimde teknolojinin etkin kullanımı teşvik edilir. Dijital araçlar ve kaynaklar, derslerin bir parçası hâline getirilir.
  • Bilim, sanat ve spor gibi alanlarda çok yönlü eğitim sağlanarak, öğrencilerin kişisel gelişimleri desteklenir.

Yeni müfredat, bu özellikleriyle öğrencilerin ihtiyaçlarına daha iyi yanıt vermeyi amaçlar. Bilimsel ve teknolojik gelişmelere uyum sağlamak için sürekli güncellenen içerikler, öğrencilerin güncel bilgi ve becerilerle donatılmasını sağlar. Ayrıca eğitimde fırsat eşitliğini artırarak her öğrencinin eğitimden eşit şekilde faydalanması hedeflenmiştir.

Yeni Müfredatta Ders İçerikleri

 Yeni müfredat, ders içeriklerini yeniliklerle güncellenmiştir. Her dersin içeriği, öğrencilerin ilgi ve ihtiyaçlarına göre yeniden düzenlenmiştir. Değişen sistemle ders içerikleri şu şekilde farklılaşmıştır:

  • Matematik: Matematik dersinde analitik düşünme ve problem çözme becerileri ön planda tutulur. Öğrencilerin günlük yaşamda karşılaşabilecekleri problemleri çözmeleri amaçlanır.
  • Türkçe: Türkçe dersinde okuma, yazma ve dil bilgisi becerileri geliştirilir. Öğrencilerin eleştirel okuma ve yazma yetenekleri üzerinde durulur.
  • Fen Bilimleri: Fen Bilimleri dersinde deneysel öğrenme ve bilimsel düşünme becerileri teşvik edilir. Öğrencilerin merak duyguları desteklenir ve bilimsel araştırma yapmaları sağlanır.
  • Sosyal Bilgiler: Sosyal Bilgiler dersinde tarih, coğrafya ve vatandaşlık bilgileri öğretilir. Öğrencilerin sosyal sorumluluk bilinci geliştirilir.
  • Yabancı Dil: Yabancı dil derslerinde, konuşma, dil bilgisi, okuma becerileri ve kültürel farkındalık üzerinde durulur. Öğrencilerin iletişim becerileri geliştirilir.

Yeni müfredatta yer alan ders içerikleri, öğrencilerin analitik ve eleştirel düşünme becerilerini geliştirmeye yöneliktir. Matematik dersinde günlük yaşam problemlerine çözüm bulma hedeflenirken Türkçe dersinde okuma ve yazma becerileri güçlendirilir. Fen Bilimleri dersinde deneysel öğrenme teşvik edilerek öğrencilerin bilimsel araştırmalara ilgisi artırılır.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Nedir?

 Müfredat değişecek mi diye merak edenler için MEB geçtiğimiz günlerde bir duyuru yaptı. Duyuruda yeni bir müfredata geçiş yapılacağı ve detayların ilerleyen günlerde açıklanacağı söylendi. Yeni eğitim sistemin adı Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli olarak belirlendi.

 

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, eğitimde yenilikçi ve çağdaş bir yaklaşımı temsil ediyor. Bu model, eğitimde kaliteyi artırmayı ve öğrencilerin 21. yüzyıl becerileriyle donatılmasını hedefledi. Maarif modelinde öğrenci merkezli bir yaklaşımı benimsenerek eğitimde fırsat eşitliğini sağlanmaya çalışılıyor.

 

Bu modelde öğrencilerin yaratıcı ve eleştirel düşünme becerilerini geliştirmek için yeni öğretim yöntemleri uygulanır. Teknolojinin eğitimde etkin kullanımı teşvik edilir. Bilim, sanat ve sporun önemi vurgulanarak öğrencilerin çok yönlü bireyler olarak yetişmesi hedeflenir.

Yeni Müfredatta Neler Değişti?

 “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” eğitim sistemimizde önemli bir değişim ve yenilik sürecini başlatıyor. Bu modelle birlikte eğitimde çağdaş ve dinamik bir yapı hedefleniyor. Yeni müfredat 2024 yılı itibarıyla öğrencilerin daha donanımlı ve yetkin bireyler olarak yetişmesini amaçlıyor. Yeni müfredatın getirdiği değişiklikler, eğitimde kaliteyi artırmayı ve öğrencilerin bireysel yeteneklerini geliştirmeyi hedefliyor.

 

Peki, eğitimde böylesine büyük bir dönüşümü gerçekleştirmek için neye ihtiyaç var? Elbette ki kapsamlı bir planlama ve yenilikçi bir yaklaşım! Müfredat değişikliği sürecinde, öğretmenlerin rolü oldukça etkili. Onların da bu yeniliklere adapte olabilmesi için düzenlenen sürekli eğitim programlarına katılım sağlamaları bekleniyor. 


Müfredat Değişikliği Nedir ve Nasıl Değişir?

Müfredat değişikliği, eğitim programlarında yapılan güncellemeleri ifade eder. Bu değişiklikler, eğitim hedeflerinin, ders içeriklerinin ve öğretim yöntemlerinin yenilenmesini kapsar. Eğitimde müfredat değişikliği yapılırken, toplumun ihtiyaçları, bilimsel ve teknolojik gelişmeler dikkate alınır. Öğrenci başarısını artırmaya yönelik yenilikçi yöntemler de müfredata dâhil edilir.

MEB müfredat değişikliği süreci, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülür. Bu süreçte; öğretmenler, eğitim uzmanları ve akademisyenler iş birliği yaparak yeni müfredatın taslağını oluşturur. Taslak, pilot okullarda uygulanarak geri bildirimler alınır ve sonrasında ülke genelinde uygulanacak nihai müfredat belirlenir.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli İlkokul Türkçe Dersi

 2024 Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli İlkokul Türkçe Öğretim Programı tanıtımı, mevcut programla karşılaştırmalı olarak sunulmuştur. Taslak program, ilkokuma-yazma öğretiminde ses gruplarının yeniden düzenlenmesi, öğretim sürelerinin belirlenmesi, yazma alanının değiştirilmesi, temaların sayısının ve adlarının güncellenmesi, metin işleniş modelinin oluşturulması, dijital ortamların entegre edilmesi ve beceri-değer bütünlüğüne vurgu yapması gibi önemli değişiklikler içermektedir.

  • Ses Grupları Revizyonu: İlkokuma-yazma öğretiminde ses gruplarının yeniden düzenlenmesi ve her grup için süre tahsisiyle daha etkili bir öğrenme süreci hedefleniyor.
  • Yazma Alanı ve Harf Yazımı Değişikliği: Yazma alanının boyut ve çizgi sayısında yapılan değişikliklerle, daha ergonomik ve estetik bir yazım pratiği sağlanıyor. Harf yazım hamle sayılarında da sadeleştirmeler yapılmıştır.
  • Tema ve Metin İşlenişi: Seçmeli temaların kaldırılması, temaların yaş ve gelişim düzeyine uygun hale getirilmesi, metin işlenişine ilişkin açık ve sistematik bir modelin oluşturulması ile daha etkili bir öğretim planlaması sağlanıyor.
  • Dijital Ortamların Entegrasyonu: Çağın gereklerine uygun olarak, çevrimiçi okuma-yazma etkinlikleri programa entegre ediliyor.
  • Beceri-Değer Bütünlüğü: Dil becerilerinin kazanım süreciyle değerler eğitiminin bütünleştirilmesi hedefleniyor.

Okul Ne İşe Yarar?

  Her kurum gibi okul için de bu "Okul ne işe yarar" sorusu sorulur ve sorulması gereken, çok önemli bir sorudur. Kişilerin nerede...