17 Şubat 2014 Pazartesi

Galatasaray, Antalyaspor'la 2-2 Berabere Kaldı

Spor Toto Süper Lig'in 21.haftasında zirve yarışını sürdürmek isteyen Galatasaray, Medical Park Antalyaspor ile deplasmanda 2-2 berabere kalarak şampiyonluk yolunda kritik 2 puan kaybetti.Henüz 7.dakikada Burak Yılmaz'ın attığı gol ile 1-0 öne geçen Galatasaray, üstünlüğünü koruyamadı ve ilk yarının bitimine kısa bir süre kala 32'de Tita, 45'te Ceyhun'un kendi kalesine attığı golle devreyi 2-1 geride kapadı.UMUT SKORU EŞİTLEDİ2.yarının son dakikalarında baskılarını artıran Galatasaray, 85.dakikada Umut Bulut'un golüyle skora denge getiren golü buldu.FARK 6'YA ÇIKTIKarşılaşma 2-2 sona erdi. Bu skorun ardından Galatasaray, 41 puanda kaldı ve 47 puanla lider Fenerbahçe'nin 6, 42 puanla 2.sıraya yükselen Beşiktaş'ın 1 puan gerisinde 3.sırada yer aldı.Antalyaspor ise sarı - kırmızılı ekip karşısında aldığı beraberlikle puanını 23'e yükseltti ve 14.sırada yer aldı.

Torba Yasası ve Erken Emeklilik 2014

Erken emeklilik bekleyenler umutlarını kesecek mi? Binlerce kişi erken emeklilik için bekleyişini sürdürüyor. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 'En genç emekli ordusu Türkiye'de. Onun için buradan bizi daha da kötüleştirecek bir adım atamayız' dedi. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, OECD ülkelerinde kadınların 62 yaşında emekli olduğunu belirterek, “ Türkiye ’de emekli kadınların ortalama yaşı 41, erkekte ise 45. Zaten şu anda bu rakamlara baktığınız zaman dünyanın en genç emekli ordusu Türkiye’de. Onun için buradan biz daha da kötüleştirecek bir adım atamayız” dedi. Bakan Şimşek, katıldığı “4. İstanbul Finans Zirvesi”nde bir konuşma yaptı. Bakan Şimşek, 1923-2002 döneminde Türkiye’nin ortalama yüzde 4.5 büyüdüğünü hatırlatarak, “1990’lı yıllara baktığınız zaman bu oran yüzde 3’e kadar düşmüş. Krize rağmen Türkiye yüzde 5,1 büyümüş. Bütün mesele bu potansiyel büyümeyi daha yukarılara çekebilmektir. Bizim 2014-2018 yılına ilişkin hedefimiz yüzde 5 buçuk ortalama büyüme ama birçok bölge küresel krizden çıkışta oldukça yavaş bir patikada ilerledi. Türkiye ise çok hızlı bir çıkış yaşadı” dedi. Türkiye’nin 2007’den bu yana 5 milyona yakın kişiye istihdam bulduğunu belirten Bakan Şimşek, “Bu sene bütçe açığı her ne kadar yüzde 1,4 oranında bekleniyorsa da muhtemelen bunun çok altında kalacak. İlk 8 ayda bütçemiz çok mütevazide olsa bir fazla verdi ama tabii ki yılın son döneminde bir miktar açık olacak. Ancak açık hedefin altında kalacak” diye konuştu. “SIRF SEÇİMLER VAR DİYE İLAVE BİR ADIM ATMAYIZ” Bazı analist ve kuruluşların seçimleri anımsattığını ifade eden Şimşek, “Biraz tarihe baksalar iyi olur. Çünkü son 10 yıl içerisinde kaç tane seçim olmuş. Seçimin arifesinde ne tür popülist politikalar uygulanmış bir baksınlar. Bu klişe bir yaklaşım ama şu bir gerçek. Biz ne yapacaksak normal dönemde yapıyoruz. Sırf seçimler var diye ilave bir adım atmayız. Zaten 2015 yılına kadar işçilerle memurlarla gerekli toplu sözleşmeler yapıldı. Bu türden senaryolarla ortaya tahminler koyanlar var. Bu sene için çoğu yanılacak. Ancak siyasi istikrarla mali disiplinle Türkiye uçurumun eşiğinden bu noktaya geldi” dedi. "AÇIĞIN SEBEBİ ERKEN EMEKLİLİK" Bakan Şimşek, işgücüne katılım durumunun OECD ortalamasına göre vahim olduğunu belirterek, kadınlar arasında işgücüne katılım oranının çok düşük olduğuna dikkat çekti. Şimşek, tasarruf açığının bir başka sebebinin ise erken emeklilik olduğunu söyledi. OECD ülkelerinde kadınların 62 yaşında emekli olduğunu belirten Bakan Şimşek sözlerini şu şekilde tamamladı: “Tasarruf açığının bir sebebi de erken emeklilik. Dünyanın hiçbir ülkesinde Türkiye’de olduğu gibi erken emeklilik yoktur. OECD ülkelerinde kadınlar 62 yaşında emekli oluyor. Türkiye’de emekli kadınların ortalama yaşı ise 41 erkekte 45. Zaten şu anda bu rakamlara baktığınız zaman dünyanın en genç emekli ordusu Türkiye’de. Dünyanın en genç emeklileri zaten Türkiye’de. Onun için buradan biz daha da kötüleştirecek bir adım atamayız. Atarsak ne büyüme olur, ne bunun finansmanı olur. İşgücü piyasası aşırı katı. Bunu esnekleştirmemiz lazım. İşgücü piyasası esnek olsa, Türkiye’de işsizlik oranı daha düşük olur.” Bu arada Hükümetin üzerinde çalıştığı çocuk teşvik paketine sürpriz düzenlemeler girdi. Çalışan kadınlara altı yıl erken emeklilik yolu açılıyor. Buna göre, 3 çocuk yapan kadına 6 yıl borçlanma hakkı veriliyor. Gelir Vergisi Yasa tasarısı ile üç çocuklu asgari ücretlide gelir vergisi yükü sıfıra çekiliyor. Maliye Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın "nakit" destek talebinin devlete ağır yük getireceği gerekçesiyle, vergi teşvikinde karar kaldı. Sabah gazetesinden Hazal Ateş’in haberine göre dört bakanlığın yer aldığı paket yeni yıldan önce açıklanacak. Pakete göre, doğum yapan kadına destek doğumla sınırlı kalmayacak. Çocuğu belli yaşa gelinceye kadar yarı zamanlı, esnek çalışma modelini tercih edebilecek. Borçlanma için çocukların sigorta tescil tarihinden sonra doğmuş olması şartı kaldırılıyor. İşe başlama tarihinden önce doğmuş çocuklar için de çalışan kadın bu borçlanma hakkından yararlanabilecek. Daha fazlasını oku: Torba Yasası ve Erken Emeklilik 2014 Torba yasa erken emeklilik var mı? Torba yasa taşeron haber kadro - Cafesiyaset http://www.Cafesiyaset.com/torba-yasasi-ve-erken-emeklilik-2014-torba-yasa-erken-emeklilik-var-mi-torba-yasa-taseron-haber-kadro-_401520.html#ixzz2tcQICRAw Follow us: @Rotahaber on Twitter | rotahaberr on Facebook

11 Şubat 2014 Salı

Balonlar ani ölüme yol açabilir

Uzmanlar uçan balonların içine doldurulan helyum gazının, çocuklarda ani ölüme yol açabileceği uyarısında bulundu... Uzmanlar uçan balonların içine doldurulan helyum gazının, çocuklarda ani ölüme yol açabileceği uyarısında bulundu. Uçan balonların içine doldurulan helyumgazının, sesin tizleşmesine neden olduğu için özellikle çocuklar tarafından eğlence amaçlı solunduğu; ancak bu durumun ani ölüme yol açabildiği belirtildi. Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Recep Akdur, genellikle okul önlerinde ve alışveriş merkezlerinde satılan uçan balonların sağlık için risk taşıdığını söyledi. Uçan balonların içindeki helyumun, hidrojenden sonra en hafif gaz olduğunu; bu özelliğinden dolayı uçan balonların şişirilmesinde kullanıldığını anlatan Akdur, bunun yanıcı, patlayıcı ve zehirli özellik taşımadığından balon şişirmede kullanılan gazlar içinde en güveniliri olduğunu ifade etti. Akdur, "Ancak, yanıcı, parlayıcı ve zehirli olmayan bu gaz boğucudur. Gazların, zehirli olmaması insan sağlığına zarar vermeyeceği anlamı taşımaz" uyarısında bulundu. "HELYUM SOLUNMASINDA HAYATİ ORGANLAR DURUYOR" Sesin, helyum içinde daha hızlı hareket ettiğini, bu nedenle helyum içinde seyreden seslerin tizleştiğini vurgulayan Akdur, bu durumun insanlara komik ve eğlendirici geldiğini söyledi. Eğlendirmek için, kişilere helyum koklatıldığı ve sonucunda ses değişikliğinin halkla paylaşıldığı kimi programların televizyon aracılığıyla vatandaşlarla buluştuğunu dile getiren Akdur, şöyle konuştu: "Bunu öğrenen çocuk ve gençler arasında, bunu uygulamak oldukça yaygınlaştı. Çocuk ve gençler, balonculara üç beş kuruş vererek, helyum kokluyor sonra da konuşabiliyorlar. Çıkan tiz sesler, onları eğlendiriyor, ancak bu eğlence nedeniyle her yıl yüzlerce çocuk yaşamını yitiriyor. Çünkü, helyum çok aktif bir gaz olduğu için akciğerlerde oksijen alımını engelliyor. Gelişen ani oksijensizlik nedeni ile kişi bayılma nöbeti geçiriyor. Ayakta ise düşüyor ve yaralanıyor. Bol miktarda helyumsolunmasında ise ani hayati organlar duruyor ve bu durum ölümle sonuçlanıyor." OKUL ÖNLERİNDE YASAKLANMALIDIR Bu nedenle, helyum satışının kontrol altına alınması gerektiğine işaret eden Akdur, "Özellikle okul önlerinde helyumlu balon satışı yasaklanmalıdır" dedi. Akdur, balon satıcılarının, kesinlikle çocuklara helyum solutmaması gerektiğini vurgulayarak, "Helyumlu balonların üzerinde 'dikkat helyumla doldurulmuştur - solunması tehlikelidir' uyarısı bulunmalıdır" önerisinde bulundu. KAYNAK: InternetHaber

30 Ocak 2014 Perşembe

20lik diş çekimi normal diş çekiminden farkı var mıdır?

Evet , farklıdır . yirmilik dişlerin çene kemiğindeki konumu, duruş pozisyonu,büyüklüğü, üzerinin kemikle kaplı olması veya mukoza ile kaplı olması çekimi zorlaştırabilir. Bu bölgede kolay bir çekimden sonra hafif şişlik, ağrı ve kanama görülebilir. Bu çekimi takiben bu bölgede çekim boşluğuna kan toplanmaz ve ortam kuru kalırsa alveolit-kuru soket-dry soket – denen bir iyileşme sorunu yaşanabilir.Birkaç gün sonra bu durum düzelir. Eğer dişhekiminizin tavsiyelerine uyulursa iyi bir postoperatif( işlem sonrası ) bakımla gerek ilaç, gerek doktorunuzun gözlem ve pansumanıyla hastada bu sorunlarla karşılaşılmayabilir. İleri yaşlardaki hastalarda kemik yapısı yoğunlaştığı ve esneklik azaldığı için çekim zorlaşır, iyileşme yavaşlar.

19 Ocak 2014 Pazar

Elektrikli ilk yerli otomobil 2017'de yollarda

Eskişehir'deki Teknoloji Geliştirme Bölgesi'nde kurulan bir firma, 15 farklı üniversiteden 30'dan fazla akademisyenle birlikte yürüttüğü çalışmayla Türkiye'nin elektrikli ilk yerli otomobilini 2017 yılında piyasaya sürmeyi hedefliyor. BEGLER AŞ Yönetim Kurulu Üyesi ve Ar-Ge Projeleri Sorumlusu Melih Yıldız, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bir elektronik firmasında çalışırken iki yıl önce Eskişehir'de önemli bir otomotiv firmasıyla iş birliği yapmaya karar verdiklerini belirterek, bu sırada TÜBİTAK tarafından elektrikli otomobil çağrısının yapıldığını kaydetti. Bunun üzerine 2013 yılının mayıs ayında firmalarını kurduklarını ifade eden Yıldız, şöyle konuştu: "O günden bu yana yeni otomobil fikrinin oluşturulması üzerine çaba sarf ediyoruz. TÜBİTAK çağrısına iki farklı ürünle hazırlık yaptık. Spor bir model ve aile tipi modelle... Üniversitelerdeki akademisyenlerin desteğiyle üç farklı ilde bir pazar araştırması yaptık. Türk insanının, otomobilden ne beklediğini araştırdık. Bundan sonra bir fizibilite çalışmasına giriştik. Fizibilite doğrultusunda çok amaçlı bir otomobilin yapımı için çalışmalara başladık. Bu çalışmada 15 farklı üniversiteden 30'dan fazla akademisyenle çalışıyoruz. Bataryasından motoruna, aydınlatma sisteminden iç döşemesine kadar birlikte çalıştığımız 11 farklı iş ortağımız var. Bu otomobili hem Eskişehir'in hem de Türkiye'nin bir markası olarak uluslararası pazara sunmayı hedefledik. Bu araç Türkiye'nin otomobilidir. Araçta çok yenilikçi teknolojiler kullanıyoruz. Aracımızı yenilikçi teknik özelliklerle kurguluyoruz. Aracımız iyi bir menzile sahip. Otomobil tam şarjla 160 kilometre yol kat edebiliyor. Batarya kapasitemiz ve menzil ile ilgili geliştirme çalışmalarımız devam ediyor. Akademisyenlerimiz ile gerçekleştirilen çalışmalar sayesinde araç ağırlığında devrim niteliğinde çözümleri pazara sunacağız." "Kaderimiz, Devrim'den farklı olacak" Yıldız, üretim kolaylığı anlamında yenilikçi teknikler kullandıklarını ve aracın üst yapısının tamamen kompozit malzemeden olduğunu vurguladı. Amaçlarının tamamen yerli bir otomobil yapmak olduğuna değinen Yıldız, şunları söyledi: "Amacımız tamamen yerli bir otomobil yapmak. Ancak hammaddelerden dolayı yüzde 100'ü sağlayamıyoruz. Otomobilimizde yerlilik oranımız yüzde 88'in üzerindedir. Ülkemizde batarya hammaddesi lityum üretimimiz yok. Bunu yurtdışından alıyoruz. Bataryanın üretimini yerli olarak geliştireceğiz. Bazı elektronik devre elemanları gibi yurtdışından almak dışında alternatifi olmayan bileşenler var. Bu aracın üzerindeki tasarımın ve ana bileşenlerin tamamı yerli olacak. Burada en çok önem verdiğimiz şeylerden birisi, kazandığımız bilginin, şirketimiz ve markamız pratikleri olarak kazanılmasıdır. Bundan yıllar sonra da yeni bir otomobili müşteriye sunduğumuzda 'BEGLER yapmış yine' denmesini istiyoruz. Aracın kompozit tasarımı ve tüm sayısal analizleri tamamen yerli ve iş ortaklarımız tarafından yapılıyor. Aracın tüm elektrik donanımı tamamen yerli tasarım. Aracın motoru, tamamen özgün olacak. Tüm yürür aksamı, burada tasarladık. Sanayi-akademi işbirliğini sağlıyoruz. Eskişehir'in akademik alt yapısının zengin olması bizi rahatlatıyor. Aracın klima dahil tüm konfor aksamları yerli. Klima konusunda dünyada çok az firmanın gizli gizli çalıştığı bir konuda yatırım planımız var. BEGLER'in çizgilerinden Devrim otomobilinden çok fazla çizim kullandık. Biz de Eskişehirli'yiz biz de olabildiğince tümü yerli ilk seri üretim elektrikli otomobil olmaya adayız. İnşallah kaderimiz Devrim'den farklı olacak. " Yıldız, şirketin ana ortakların biri olan Eskişehir'deki otomotiv firmasının üretim alt yapısının ön seri üretim aşamasında kullanılacağını dile getirerek, "Aracın karayollarına çıkabilmesi için gereken tip onay sertifikasına sahip olması gerekiyor. Bu belgeyi aldıktan sonra seri üretim için ayrı bir yatırım düşünüyoruz. Yatırımı da Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi'nde yapacağız" dedi. "Modelimiz kendi pazarını yaratacak" Yıldız, aile tipi, spor model ve şehir içi kullanımlar için daha küçük bir model çalışmalarının olduğunu bildirdi. Dünyadaki otomobil oyuncularının hitap ettiği klasmanların farklı olduğuna dikkati çeken Yıldız, şöyle devam etti: "Bu alandaki mevcut otomobil üreticileri, üretim hatlarını sürdürmek istiyor. Bu yeni elektrik otomobil, adeta bir devrim niteliğinde. Bunun için gerekli yatırımlar Avrupa'da yapılıyor. Büyük firmaların bu teknoloji içselleştirmeye yönelik çalışmaları var. Onların bizim geldiğimiz noktaya gelebilmesi için zamana ihtiyacı olacak. Biz bu süre içerisinde modelimizi halkımıza sevdirebilirsek büyük firmalarla yarışacağız. Konfor özellikleri bakımından bizim modelimiz çok zengin. Kendi pazarını yaratacak bir modelimizi var. Aracımızın 20 bin üretimine kadar maliyeti 50-60 bin lira civarında olacak. 20 binden sonraki üretimlerde yarı yarıya fiyat düşmesi söz konusu. Otomobili, bir Türk markası olarak tasarlıyoruz. Ulusal kaynaklarla geliştirdiğimiz ürünümüzü uluslararası pazara çıkartacağız. Ancak bunun yolu kendi ülkemizin insanına otomobilimizi sevdirmekten geçiyor. Otomobilimiz, 2017 yılının başından yollarda görünmeye başlayacak. Ancak daha küçük modelimiz erken yola çıkacak." Yıldız, firmanın adının belirlenmesi aşamasında çok konuşmalarının olduğunu belirterek, daha sonra ortaklarında birinin arkadaşının "Bu kadar çok bey, bir araya gelmiş bu kadar beyin oluşturduğu firmanın adı BEGLER olabilir" demesi üzerine bu isme sahip olduklarını sözlerine ekledi.

7 Ocak 2014 Salı

Resim Teknikleri

Resim Teknikleri BATİK ÇALIŞMASI 1. Bir yemek kaşığı toz boyayı yarım bardak suya katıp iyice karıştırıyoruz.(istediğiniz kadar renk kullanabilirsiniz)Selpak marka kağıt mendilleri katlayarak istenilen renk boyalara batırıyoruz, kağıt mendilleri fazla yıpratmadan hafifçe sıkın gazetelerin üzerine koyun ortaya çıkan kağıt batik mendilleri değişik şekillerde kesip siyah fon kartonu üzerine kompozisyon oluşturun. 2. Suya hiçbirşey ilave etmeden geniş bir kaba koyun, cam boyalarınıda zevkinize göre damlatın.Geri kalan işlem ebru çalışmasıyla aynı.İyi çalışmalar(bide unutmadan sarı boyayı dikkat edin bütün renkleri dışa itiyor) 3. Silgi baskısı: beyaz silginin üzerine bir motif çizilerek çizilen motifin kenerları bir bıcak yardımıyla çıkartılır tümsekte kalan yerler sulu boya ile boyanıp kagıda basılır. silgi daha sonra farklı renlerde boyanıp aynı kagıda basılarak kagıdın üstünde motifleden renkli kompozisyon oluşturulur ( yanlız silgiyi bıcakla oyacakları için cok dikkat etmeleri gereken bir çalışma ) 4. Mürekkep çalışması konusunda mumla ögrencilere boş kagıda bir resim yaptırıp,daha sonra suluboya fırçası yardımıyla üstünden bunu mürekkeple aynı yöne dogru boyamalarını istiyoruz.ögrenciler önce ne yaptıgını anlamıyor kagıdı batırdıklarını düşünüyorlar ve şaşırıyorlar ,daha sonra mürekkep kurudukça mumla çizilen yerler acıga çıkıyor ve çizilen resim belirginleşiyor. 5. Maske çalışmaları: balon şişirilir ve üzeri sabun veya sıvı yağla silinir gazete kağıtları şerit halinde kesilerek un hamuru ile yapıştırılır bu işle 3 kat yapılır kuruduktan sonra balon söndürülerek ortadan ikiye kesilir gözler oyularak maske haline getirilir. boyanıp süslenir. 6. Bir kartpostalın aynısından 3 tane alıyorsunuz bunların hepsini birer santim (dikey )çiziyorsunuz aynı olan parçaları aynı numaralandırıyorsunuz ve düzgünce kesip resim kağıdına aynı numaralar yanyana gelecek şekilde yapıştırıyorsunuz(1,1-2,2-3,3....gibi) 7. Resim kağıdının yüzü pastel boya ile rengarenk boyanır üzeri siyah pastel ile tamamen kaplanır ve kazıma tekniği ile çizim yapılır. 8. Bristol kartona resim çizilir. şırıngaya doldurulmuş ağaç tutkalı ile resmin konturlarından gidilir. kuruması beklenir. konturlar hariç resim istenilen şekilde boyanır.(boyalar çok sulandırılmadan kullanılırsa daha güzel olur) istenirse bazı yerlerde baskı (özellikle sünger, pamuk vb.) teknikleri de uygulanabilir. sonra konturlar boyanır. çalışma tamamlanmış olur. ağaç tutkalı (eğer su oranı çok değilse) resimde kabartma etkisi oluşturur. SİYAH - BEYAZ RESİM Siyah lekelerin beyaz kağıt üzerinde dengeli dağılması, siyah � beyaz çalışmayı oluşturur. Siyah çini mürekkebi yada siyah guvaş boya ile çalışılır. Mürekkep sulandırılmadan çalışılır ve kağıt ıslatılmaz. Açık yerlerde doğrudan kağıdın beyazlığından yararlanılır. Koyu yerler mürekkeple boyanırken gri yerlerde de çizgi kullanılır. Açık koyu dengesine dikkat edilmelidir. Kolay ve zevkli bir tekniktir. Siyah kağıda beyaz guvaş boya ile de çalışılabilir. MUM BOYA KAZIMA TEKNİĞİ Çizgi ve dokuya dayanır. ( Konu bitkiler, hayvanlar olabilir. ) Öncelikle siyahın dışında kağıdın tamamı boyanır. Daha sonra yüzeyin tamamı siyahla kapatılır. Makas, çivi, iğne gibi ince uçla bir aracın yardımıyla siyah yüzeyi çizerek, yer yer tarayıp kazıyarak alttaki dokunun ortaya çıkması sağlanır. MUM BOYA SKRAFİTTO Kağıdın yüzeyi değişik boya ile ve değişik yönlerde boyanır. Pamuk yada mendille silinir yada kazınır. SULUBOYA VE MUM BOYANIN BİRLİKTE KULLANILMASI Resmin bazı yerleri beyaz bırakılıp büyük bir kısmı mum boya ile boyanır. Daha sonra suluboya kullanılır. Mumla örtülmüş yerler suluboyayı itecek, yalnızca açık kalmış yerler boyanacaktır. SULUBOYA İLE RESİM Konu hiç çizilmeden yada çizilerek çalışılabilir. Ancak suluboya şeffaf bir boya olduğu için çok hafif çizilmelidir. Daha sonra kağıt hafifçe nemlendirilmeli ve mümkünse kenarlarından yapıştırılmalıdır. Fırçalardaki renk üst üste değil, yan yana sürülür. Kağıt nemli olduğu için renkler kaynaşır ve çok güzel pasajlar ( geçiş ) oluştururlar. Açık tonlar su ile boya inceltilerek elde edilir. Kağıdın beyazlığından dolaylı olarak yaralanılır. Önce açık ve geniş yerler boyanır. Çünkü açık yerleri koyulaştırmak kolaydır. Beğenilmezse değiştirilebilir. Koyuyu açmak zordur. O da bir dereceye kadar nemli süngerle başarılabilir. Geniş alanlarında öncelikle boyanması kağıdın çalışma esnasında kuruyacağı içindir. Kuruyan yerler tekrar sünger yada pamukla nemlendirilir. Kağıt çok sulandırılırsa sonuçlar olumsuz olur. Kullanılan boya tüplerdeyse palete sıkılır ve sulandırılarak kullanılır. Eğer kuru cinsten ise çalışmaya başlamadan önce yumuşasın diye üzerlerine birkaç damla su damlatılır. Yanımızda bir de deneme kağıdının olmasında yarar vardır. Ayrıca en az iki su kabı olmalıdır. İnce ve kalın suluboya fırçaları da çizgisel ve lekesel çalışmalar için gereklidir. ŞEKER BOYA Suluboya bittikten sonra kağıda tuz yada şeker serpilir.İlginç bir doku oluşturur. YAĞLIBOYA TEKNİĞİ Yağlıboya, yağlıboya fırçaları ile yapılır. Boya üst üste sürülür. Kapatıcı bir tekniktir. Boyalar su yerine bezir yağı ile inceltilir. Spatula ile de çalışılabilir. Böylece farklı bir doku, değişik bir görüntü elde edilebilir. Yağlı boya kağıda yada tuval üzerine çalışılabilir. Fırçalar tiner ile yıkanmalıdır. Çalışma yöntemleri değişebilir. Ama tercihen önce açık tonda çalışmaya başlanması uygundur. TUTKALLI BOYA İLE ÇALIŞMA Plastik tutkalla ( soğuk beyaz tutkal ) toz boya ( nalburlarda satılıyor ) karıştırıp su ile inceltilebilir. Kartona ve beze çalışılır. Toz boyanın su yada yağ ile karıştırılan iki çeşidi vardır. CAM BOYASI Cam üzerine uygulanır, ya doğrudan cama çalışılır yada resim, kağıda çizilip camın altına yapıştırılır. Fırça ile çalışılır. İstenirse çerçevelenir ama altına mukavva konmaz. YALDIZ - BRONZ BOYA Parlak bir boyadır. Toz yada hazır bulunur. Beyaz ve altın renklidir. Bakır sarısı renginde olanı da vardır. Yağsız olan tüm yüzeylerde kullanılabilir. Fırça ile çalışılır. Fırça, iş bittikten sonra tiner yada benzinle temizlenmelidir. Toz yaldızın özel yağı vardır. PARMAK BOYASI 1 Ölçü soğuk su 1 ölçü çamaşır kolası 2 Ölçü sıcak su 1 Ölçü sabun tozu 1/10 talk pudrası 1/5 toz boya ( suda eriyen )[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin TIKLAYINIZ...] Kola soğuk su ile karıştırılır. Sıcak su karıştırılarak pişirilir. Toz sabun, talk pudrası, istenilen renkte toz boya eklenerek karıştırılır, soğutulur. Kağıt hafif ıslatılır. Çocuklar parmaklarıyla resim yaparlar. Su ile temizlik yapılır. PÜSKÜRTME Kağıdın üzerine çeşitli objeler konulabilir. Diş fırçası ile boya kağıda püskürtülür. Objeler olmadan da püskürtme yapılabilir. Filit pompası, ince tel vb şeyler püskürtme için kullanılabilir. MUM KAĞIDI Mum eritilerek kağıdın üstüne damlatılır. Bez, kağıt yada fırça gibi gereçlerle bazı yerlere de sürülebilir. Kurutulur. Kağıdın tümü çeşitli renklere boyanır. Kurutulur. Mumlu, boyalı kağıt, iki gazete arasına konarak ütülenir. Mum bittiği zaman ütülemeye son verilir. KOLAJ Elişi kağıtları, gazete kağıtları, dergi vb. kağıtlar istenirse yırtılarak yada makasla kesilerek yapıştırılır. Resimler ya parçalanarak yada bütün olarak kullanılabilir. Kağıdın dışında başka malzemelerde kullanılabilir. ( İplik, kumaş, makarna vs. ) Farklı kolaj malzemeleri bir arada çalışılabilir. İplerle çalışma yapılabilir. İpler yapıştırılarak istenirse başka malzemelerle de birlikte çalışılabilir. BİTKİ SAPI İLE RESİM Resim çizilir. Saplar yan yana yapıştırılır. Yön önemlidir. İstenirse renkli de yapılabilir. Anilin ( kumaş ) boya karıştırılmış suya saplar atılır. Çalışma için ise saplar kaynar suya atılıp yarılır, açılır, ütülenir. MOZAİK RESİM Cam, taş, seramik, ****l, kağıt vb. gereçler yan yana dizilip yapıştırılarak yapılır. Resim önceden çizilir. BASKI RESİM LİMON BASKI : Limon ortasından kesilip boyanır ve baskı yapılır. SOĞAN BASKI : Soğan ikiye bölünüp boyanır ve baskı yapılır. YAPRAK BASKI : Çeşitli yapraklar boyanır ve baskı yapılır. FIRÇA BASKI : Çeşitli kalınlıkta suluboya fırçaları boyanır ve baskı yapılır. BEZ BASKI : Çeşitli dokulardaki bezler boyanarak baskı yapılır. İP BASKISI : Kağıt ikiye katlanır. İp boyanır. İpin bir ucu kağıdın içine çeşitli şekillerde yerleştirilir. Kağıt ikiye katlanır. Bir elle bastırılır. Diğer elle ipin diğer ucu çekilir. KAĞIT BASKI : Kağıtlar buruşturularak boyanır, baskı yapılır. SÜNGER BASKI : Dokulu süngerler boyanır ve baskı yapılır. EL BASKISI : El boyanır, baskı yapılır. MONO BASKISI : Cama boya sürülür. Üzerine kağıt yerleştirilir, bastırılır ve kaldırılır. Aynı işlem şu şekilde de yapılabilir. Kağıt ikiye katlanır, bir tarafına boya sürülür, katlanır ve kaldırılır. PATATES BASKI : Patates ortadan kesilir. Üzerine resim çizilip oyulur. Yüksekte kalan yerler boyanır ve baskı yapılır. İşlem yinelenir. ŞABLON BASKI : Mukavva, karton gibi kalın kağıtlar istenilen şekilde oyulur. Boyalı süngerle ana kağıda baskı yapılır. Sünger sürülerek değil, tampon yapılarak baskı gerçekleştirilir. İşlem yinelenir. FOTOĞRAFLARLA OPTİK İLLÜZYONLAR YAPIMI Fotoğraflar çeşitli kalınlıkta şeritler halinde kesilir. Bu şeritler kaydırılarak yapıştırılır. KAĞIT ÖRGÜ Elişi kağıdı yada fon kağıtlarıyla yapılır. Elişi kağıdının üst tarafından 2 cm bırakılır. Yanlamasına istenilen aralıklarla şeritler kesilir. Örgü yapacağımız kağıtlar ister düzgün ister farklı bir şekilde kesilir. Bir alttan, bir üstten yada iki alttan bir üstten veya daha da farklı aralıklarla geçirilerek örülür. TUZ SERAMİĞİ Bir ölçü un, yarım ölçü tuz, yarım ölçü su 1/5 ölçü toz şap hazırlanır. Renkli çalışılmak istenirse toz boya ilave edilir. Her renk ayrı hazırlanır. Naylon içinde soğuk yerde saklanır. Un,tuz, şap karıştırılır. Azar azar su ilave edilerek iyice yoğrulur. Kıvamı iyi ise su ilave edilmez, yapışıyorsa tuz ilave edilir. İstenirse çalışma bittikten ve kuruduktan sonra verniklenebilir. Pişmiş Tuz Seramiğinin Hazırlanışı Bir bardak un Bir buçuk bardak nişasta Bir bardak soğuk su Bir bardak tuz Dört bardak kaynak su Alabildiğince un Bir bardak un, nişasta ve soğuk su ile bir kap içinde karıştırılır. Tuz dört bardak kaynak suda eritilir. Önceki karışım yavaş yavaş kaynak suya ilave edilir. İyice karıştırıldıktan sonra tencere tekrar ateşe konulur ve iyice koyulaşıncaya kadar karıştırılarak pişirilir. Daha sonra soğumaya bırakılır. Soğuduktan sonra istenilen kıvama gelinceye kadar un ile yoğrulur. İstenirse toz boya ile renklendirilir. Naylon torba veya ağzı kapalı plastik bir kapta buzdolabında saklanır. SERAMİK Un ve beyaz tutkal karıştırılır. Çok az bademyağı ilave edilir. Renkli istenirse guvaş boya ilave edilir. Un yerine nişasta da kullanılabilir. Naylon torbada ve buzdolabında saklanır. BATİK Bağlama batik; açık renkli kumaş iple bağlanır. Bağlanan kumaş, boyalı suya ( 10 litre su, iki çorba kaşığı tuz ve bir paket toz kumaş boyası ) atılarak 15 -20 dakika kaynatılır. Sopa ile karıştırılır. Sonra kumaş soğuk suda iyice durulanır. Katlama batik, kazıma batik vs. çeşitleri vardır. KAĞIT HAMURU Gazete kağıtları, nişasta kolasına yatırılır. Heykel çalışılmak isteniyorsa telden iskelet hazırlanır. KOLA KAĞIDI Nişasta ılık su ile halledilir. Daha sonra kaynar su ile karıştırılır. İçine guvaş, kumaş buyası katılır. Resim çalışılır. EBRU SU KAĞIDI Tuz, kitre veya kola ile yoğunluğu artırılmış su üzerine neft ile seyreltilmiş resim yağlı boyaları damlatılır. Sonra fırça, tüy veya çöple karıştırılarak değişik desenler yapılır. Kağıdın mat yüzü hava kabarcığı bırakılmadan su üzerine yatırılır. Bir iki dakika sonra alınır. Çeşmede yıkanır. Yoğunlaştırmatuz ile yapıldıysa yıkanmaz . Asılarak yada sererek kurutulur. MUKAVVA İLE RÖLYEF ÇALIŞMALARI 20 X 20 cm yada 25 X 25 cm boyutlarında üç mukavva hazırlanır. En alta konulacak mukavva oyulmaz. Diğer iki mukavva geometrik desenler çizilerek oyulur. Oyulmayan mukavva en altta olmak koşuluyla bu üç mukavva birbirine yapıştırılır. Üzeri yaldız ile boyanır. Tüm sınıfın çalışmaları duvarda yan yana sıralanarak yapıştırılır. Güzel bir dekoratif çalışma oluşturulur. BASKI TEKNİKLERİ Baskı işlemi düşünülmüş, tasarlanmış özgün bir grafik ürününün kalıp yoluyla çoğaltılmasıdır. Özgün baskı resimlerin kalıpları genelde elle yapılan işlemlerle sanatçısı tarafından yapılmaktadır. Sanatçı bu işlemlerin hemen her aşamasında biçimsel oluşmayı ve yaratmayı sürdürmektedir. Özgün eser bütün yararlanılan malzeme ve tekniklerin sonucu olarak ortaya çıkar. Malzeme ve teknikler varolan bir eseri basarak çoğaltmak için değil, varolmayan orijinal eseri yaratıp yapmak için kullanılır. Özgün eser yaratma olayı sırasında oluşur ve baskı sırasında doğmuş olur. Özgün baskı sanatı çalışmalarında bugün ençok yararlanılan teknikler özelliklerine göre şöyle gruplandırılabilir: a. Yüksek Baskı Teknikleri b. Düz Baskı Teknikleri c. Çukur Baskı Teknikleri d. Elek Baskı (Serigrafi) Teknikleri YÜKSEK BASKI TEKNİKLERİ Bu tekniğin özelliği, düz kalıp yüzeylerinde basmayacak yerlerin oyularak çukurlaştırılması, yüksekte kalan yerlere tampon veya merdane ile boya verilerek baskı yapılmasıdır. Yüksek baskı kalıpları genellikle ağaç yüzeylere oyularak veya kazınarak yapılır. Ağaç dışında oymaya veya kazımaya elverişli çeşitli muşambalar (linolyum v.b.) kurşun levhalar da kullanılır. Ağaç kalıp olarak şimşir, frenk çınarı, ıhlamur, kiraz, armut, elma ve akça ağaç en çok kullanılan kalıp çeşitleridir. İnce izler kazımak için ağacın liflerine dikey kesitten elde edilen tahtalar kullanılır. Büyük izli oymalar için liflere paralel kesilmiş tahtalar kullanılmaktadır. DÜZ BASKI TEKNİKLERİ Özgün baskılar için kullanılan düz baskı tekniklerinin ilkel şekli monotipi adıyla bilinenidir. Cam veya parlak m etal bir levhaya merdane ile baskı boyası verildikten sonra bu levha üzerine yatırılan kağıdın arkasına bir kalem veya benzer bir araçla çizilerek baskı elde edilir. Resim çizilirken baskı da oluşur. Yalnız bir baskı elde edildiği için "bir baskı" anlamında "monotipi" denilmiştir. Bu teknikte de çeşitlemeler yapılabilir. Boya verilmiş levha üzerine silme, kazıma veya boyama yolu ile elde edilen resim bir kağıda basılarak da baskı resim elde edilebilir. Düz baskının en çok kullanılan ve yaygın olanı litografi (taşbaskı) tekniğidir. Baskı kalıbı olarak kullanılan taş %98 kalsiyum karbonat ve bikarbonatlardan oluşmaktadır. Mikroskopik deniz canlılarının kabuklarından yer tabakalarının basıncı altında ve milyonlarca yılda oluşmuştur. Bu taşın temiz yüzüne yağlı kalem ve boyalarla çizilen resim, bir oyma veya kabartmaya gerek kalmadan basılabilir. Taşın çok sert olan dokusu hem suyu hem yağı iyi tutar. Özelliği nedeni ile basmayacak yerler ıslak tutularak yağlı kalem veya boya ile çizilen resme merdane ile baskı boyası verilebilir ve boya baskı ile kağıda geçirilebilir. ÇUKUR BASKI TEKNİKLERİ Bu tekniklerde kalıp olarak bakır, çinko veya çelik levhalar kullanılır. Kalıpta çizgiler, çeşitli koyulukta lekeler, yumuşak ton geçişleri, sert ve yumuşak çizgiler, dokular elde edebilmek için çeşitli kazıma, oyma ile yedirme araç gereç ve malzemesi kullanılır. Tekniğin özelliğine göre şu çeşitler belirtilebilir: 1. Elle Kazıma: Sivri veya sivri üçgen kesitli çelik kalemlerle resim m etal üzerine doğrudan kazınarak elde edilir. Kazıma yoluyla oluşan çukurlara ve bu yanında oluşan çapaklara giren boya, diğer yerlerdeki boya silindikten sonra nemli kağıtlara preste baskı ile geçirilir. 2. Yedirme Yolu İle Oyma: m etal plakanın yüzü aside dayanıklı özel lakla kaplandıktan sonra plak üzerine çelik sivri uçlarla resim çizilir. ****lin üzerindeki bu resim asitle yedirilerek resim olan yerler oyulur. Kalıptaki lak temizlendikten sonra oyulmuş yerlere baskı boyası verilir, yüksekteki boyalar silinir, preste baskı ile resim nemli kağıda geçirilir. 3. Akuatinta: m etal plak üzerine toz reçine veya asfalt serpildikten sonra tozlar ısıtılarak eritilir. Plak üzerinde aside dayanıklı laklarla kapatmalar yaparak, açık kalan yerleri asitle yedirerek resmi yapma işlemi sürdürülür. Lak ve reçine atıkları temizlenir. Çukurlara boya verilir, yüksekteki boyalar silinir ve preste baskı yapılır. 4. Mezzotinta: Bu yöntemde çeşitli dişli bıçak veya ruletler kullanarak m etal plak üzerinde çukurluk ve çapaklardan oluşan dokular oluşturulur. Bu dokular ezilerek, kazınarak çukur ve çapak derinlikleri değiştirilir. Diğer yöntemlerde olduğu gibi baskı yapılır. ELEK BASKI TEKNİKLERİ Mürekkebin elek deliklerinden geçirilerek baskı materyaline transfer edilmesi tekniğine "elek baskı" denilmektedir. Bu yöntemin bir başka adı da "serigrafi baskı"dır. Serigrafi yönteminde baskı kalıbı olarak plakalar, m etalller değil bir çerçeveye gerilmiş gözenekli bez kullanılır. Bu bez ipek, organze, özel terylen, polyester veya m etalden örülmüştür. Çerçeveye gerilmiş olan bezden kalıp olarak yararlanabilmek için görüntü dışındaki bez gözeneklerinin kapatılması gerekir. Bu gözenekler kapandıktan sonra açık olan gözeneklerden boya verildiğinde görüntü kağıda aktarılmış olacaktır. Başlıca özelliği kalın ve düzgün bir boya tabakası basabilmesidir. Sanatçılar serigrafiyi 20. yüzyılda kullanmaya başlamışlardır. Malzeme ve atölye araç gereçleri açısından diğer yöntemlere nazaran daha kolay ve ekonomik gerçekleştirilebilme avantajlarına sahiptir. Grafik Sanatlarda Serigrafi Grafik sanatlarda serigrafi, hazırlanan özgün tasarım ve orijinale en yakın sonuçlar verebilen bir yöntemdir. Grafik sanatçıların çoğu tasarımlarını serigrafi ile uygulamak suretiyle ulaşmak istedikleri sonuç hakkında fikir sahibi olabilirler, negatif-pozitif, siyah-beyaz yada renk ilişkilerini kontrol etme olanağı bulabilirler. Herhangi bir firma için tasarlanan projenin çeşitli seçeneklere uygulanmış olarak sunulması büyük yararlar sağlar. Yön levhaları, tanıtım gereçleri, etiket, çıkartma, plaket, flama, bayrak baskıları, orijinal serigrafi posterleri, fiber, pleksiglas, m etal yüzeylere reklam tasarım ve uygulamalarında serigrafi ideal bir yöntemdir. Günümüzde reklam tanıtım amaçlı eşantiyon ve hediyelik eşya üretiminde büyük bir yoğunluk vardır. Özellikle yeni yıl hazırlıkları döneminde artan iş alanı sözkonusudur. Firma tanıtımları için takvimler, ajandalar, çantalar, anahtarlıklar, sigaralıklar, kalemlikler serigrafi ile hazırlanmaktadır. Salt bu alanda çalışan işyeri ve grafik evi sayısı her geçen gün artmaktadır.

SÜRPRİZ BOYAMA

SÜRPRİZ BOYAMA ÇOCUKLARLA FAALIYETLER / HOBI / ÖZLEM'CE posted by COCUKLACOCUK / 14 comments supriz sulu boyaİçinde süpriz geçen her şey heyecanlı değil midir? İşte sürpriz boyamada, heyecanlı keyifli bir faaliyet çocuklarla yapılabilecek. Biz Ayfer Ablamızdan öğrendik ve birlikte yaptık. Faaliyetlerde adını görüyoruz deyip, merak edenler için Ayfer Ablamız kim mi? İrem Hn.’ın 14.ayından itibaren yanından ayrılmayan ablası, çocuk gelişim bölümü öğrencisi ve ailemizin bir parçası. O’nunla geçen oyun dolu saatlere bizim yetişmemiz mümkün değil. Eee durum böyle olunca hafta sonu sıkılan prensesimiz pazartesileri “Bu gün Ayfer Ablam geliyor” diye fırlıyor yataktan. Biraz da bozulmuyor değiliz ha bu duruma. Neyse konuya dönecek olursak süpriz boyama faaliyeti için gerekli malzemeler; Mum, sulu boya, kağıt, fırça Mumun biraz yağlı olması gerekiyor, eskiden her evde bulunan beyaz mumlar gibi. Bizim süslü, kokulu mumlar olmuyor. Denedik efendim. Beyaz kağıdın üzerine mum ile bir şekil çiziliyor; hayvan, eşya, çiçek figürü, vs. gönlünüzden ne geçerse. Figürü çizerken çocuğunuza göstermiyorsunuz, ya da o yapıyorsa size ne çizdiğini söylemiyor. sulu boyama faaliyeti Sonra kağıdın tamamı sulu boya ile boyanıyor, mumla çizilen kısımlar boyayı emmediğinden figür ortaya çıkıyor. sulu boya faaliyeti Çok kolay , basit ve eğlenceli değil mi? Yapmaya başlayınca durmadık bir de balık yaptık. suluboyafaaliyeti

Okul Ne İşe Yarar?

  Her kurum gibi okul için de bu "Okul ne işe yarar" sorusu sorulur ve sorulması gereken, çok önemli bir sorudur. Kişilerin nerede...