11 Kasım 2012 Pazar

İstanbul'a Yılın İlk Karı Düştü


İstanbul'un yüksek kesimlerine gece saatlerinde başlayan yağmur yerini kar yağışına bıraktı. Sultangazi Malkoçoğlu Mahallesi'nde gece saatlerinde başlayan yağmur yerini kar yağışına bıraktı.
İSTANBUL'A YIKIN İLK KARI
Kısa süre devam eden kar yağışının, elektrik kablolarının üzerinde tuttuğu görüldü. Soğuk ve yağmurun etkisine giren İstanbul, yılın ilk kar yağışı ile tanıştı.
Yüksek kesimlerde gece etkili olan yağmur yerini kısa süreli de olsa kar yağışına bıraktı. Bir müddet devam eden kar yağışı, zaman zaman etkili oldu. Yağan kar elektrik kablolarının üzerinde tuttu.
3 BÖLGEYE KAR UYARISI
Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Karadeniz, İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgeleri için kar uyarısı yaptı.
Meteoroloji, hafta sonunda doğu illerindeki kuvvetli yağışa dikkat çekerek, hafta sonunda görülecek yağışların; Karadeniz'in iç kesimlerinin, İç Anadolu'nun kuzeydoğusu ile Doğu Anadolu'nun kuzeyinin yüksek kesimlerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde görüleceğini bildirdi.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden yapılan yazılı açıklamada, yurdun büyük bir bölümünde etkili olan serin ve yağışlı hava kütlesinin hafta sonunda doğuya doğru hareket ederek iç ve doğu bölgelerinde etkili olmaya devam edeceği belirtildi.

26 Ekim 2012 Cuma

CHP, BDP ve İP’in sokak inadı

Başbakan Tayyip Erdoğan'ın CHP ile BDP arasında ‘gizli bir ittifaktan' bahsettiği konuşmasının üzerin­den bir hafta geçmeden, işbirliğinin ilk yansımaları ortaya çıkmaya başladı.

CHP – BDP İTTİFAKI MEYVELERİNİ VERİYOR

CHP'nin seçimlerin erkene alınmasına engel olmaya çalışan dünyadaki tek anamuhalefet partisi olduğu­nu belirttiği konuşmasında Erdoğan, “BDP ile CHP, 12 Haziran'dan bu yana pek çok konuda birlikte ha­reket ediyor. Adeta bunlar müttefik. CHP'nin yolu BDP'yi, BDP'nin yolu da CHP'yi düze çıkarmaz” şek­linde konuşmuştu.

BİRER GÜN ARAYLA KAOS PEŞİNDELER

Başbakan'ın bu açıklamasının ardından CHP ile BDP birer gün arayla ayrı ayrı ‘kaos planlarını' uygula­maya sokma kararı aldılar. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarının Ulus Meydanı'nda yapılama­yacağı yönündeki Ankara Valiliği kararını bahane eden CHP, ‘Bu karar yok hükmündedir. Biz orada ola­cağız' şeklinde hukuka, kanunlara ve kamu düzenine meydan okurken, BDP ise cezaevlerindeki terör tu­tuklu ve mahkûmlarının ve terör örgütü elebaşısı Öcalan'ın durumunu bahane ederek 30 Ekim tarihini ‘topyekün direniş günü' ilan etti ve yandaşlarına ‘hayatı durdurma' çağrısı yaptı.

İP'LİLER ELLERİNİ OVUŞTURUYOR

Bu arada, Ulus Meydanı'nda provokasyon peşinde olan ve Cumhuriyet Bayramı kutlamalarını karanlık siyasetlerine alet etmeyi düşünen grupların içinde başı çeken İşçi Partisi'nin (İP) üyeleri kimi şehirler­de ‘Hepimiz Atatürk'ün askerleriyiz' sloganları atarak, yasağı protesto ederken, CHP'den gelen sürpriz destekle moral buldular.

CHP, MARJİNAL GRUPLARIN KUYRUĞUNA TAKILDI

İP, ADD gibi marjinal grupların peşine takılmakla suçlanan CHP'nin genç parti meclisi üyeleri yaptıkla­rı açıklamada, “Hiçbir güç Cumhuriyeti yasaklama cesareti gösteremez. Ne AKP ne de valilerinin buna gücü yetmez. Cumhuriyet de, meydanlar da halkındır” dediler. CHP PM üyeleri Umut Akdoğan, Gül Çiftçi, Sevnur Yıldırım, Onursal Adıgüzel ile Gençlik Kolları Genel Başkanı Emre Doğan ortak bir açıkla­ma yaparak, 29 Ekim'deki Cumhuriyet yürüyüşüne Valilik tarafından izin verilememesine tepki göster­diler. Açıklamada, “Valinin buyruğu bizim için yok hükmündedir. Mustafa Kemal Samsun'a çıktıktan sonra onu geri çağıran padişahın ‘tutuklansın, tez kellesi vurulsun' buyruğunu nasıl dikkate almadıysa biz de AKP'yi ve onun valilerinin yasakçı zihniyetini dikkate almıyoruz. Cumhuriyet milletin bayramı­dır. Hiçbir güç Cumhuriyeti yasaklama cesareti gösteremez. Ne AKP ne de valilerinin buna gücü yet­mez. Cumhuriyet bürokrasi koridorlarında kurulmadı. Bu ülkenin dağlarında, ovalarında, meydanla­rında kuruldu. Nerede kurulduysa orada kutlanır” denildi.

İNCE'DEN KABADAYILIK

Bu arada CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, yaptığı açıklama ile İçişleri Bakanı'nı uyardı. “Kimse Cumhuriyet Bayramını yasaklayamaz” diyen İnce, “Orada bir milletvekilimizin gözüne biber gazı gelir­se bu Meclis'te İçişleri Bakanı'na o gazı tattırırız” şeklinde gözdağı vermeye çalıştı.

30 EKİM'İ “TOPYEKÛN DİRENİŞ GÜNÜ” İLAN ETTİLER

BDP cephesinde ise Büyük Kongre'nin ardından yapılan ilk parti meclisi toplantısından ‘kaos planı' çık­tı. Kongre “Sonuç Bildirgesi”nde İP, ADD ve CHP gibi ‘Kemalist' grupların 29 Ekim provokasyon giri­şimlerinin hemen ertesi günü olan 30 Ekim'de tüm AK Parti örgütlerine siyah çelenk bırakılması isten­di.

HAYATI DURDURMA ÇAĞRISI

30 Ekim Salı gününü “Topyekûn Direniş Günü” ilan eden BDP PM'nin güçlü eylem ve etkinlikler planla­dığı belirtilen bildirgede, parti yandaşlarına “bulundukları alanda hayatı durdurma” çağrısı yapıldığı, “Partimiz, açlık grevlerinin geldiği kritik aşamayı ciddiyetle algılayarak; genel merkez ve yerel örgütle­rimiz bütünlüklü, planlı, sürekli, güçlü, meşruiyet ve haklılık temelinde demokratik sivil bir direniş hat­tı oluşturacaktır” denildi.

EFENDİLERİNE MEKTUP YAZACAKLAR

Terör örgütü yandaşı partinin diğer bazı eylem planları şöyle sayıldı: “Açlık grevi hakkında bilgi ver­mek ve duyarlılık çağrısında bulunmak amacıyla, Kürdistan'ın diğer parçalarındaki parti ve liderlere, Avrupa'daki insan hakları örgütlerine, BM ve AB'nin insan haklarıyla ilgili birimlerine, AB ülkeleri li­derlerine ve Türkiye büyükelçiliklerine, ABD senatör ve kongre üyelerine, Avrupa konseyinin ilgili bi­rimlerine, uluslararası kanaat önderlerine ve yabancı gazetecilere Eş Genel Başkanlarımızın imzalarıy­la mektuplar iletilecektir.”

DÖNÜŞÜMLÜ AÇLIK GREVİ RİYAKÂRLIĞI

“İl örgütlerimiz uygun olan tüm mahallelerde, uygun yerlere ‘açlık grevindeki tutsaklar yalnız değildir' çadırları kuracaktır. Genel merkez yöneticilerimiz, milletvekillerimiz, belediye başkanlarımız bu çadır­larda; açlık grevinin durumunu, tutsakların haklı ve meşru taleplerini yapacakları toplantılarla halkla paylaşacaklardır. Milletvekillerimiz ve belediye başkanlarımız da çadırlarda destek amaçlı yapılacak dönüşümlü açlık grevine katılacaklardır.”

KCK OPERASYONLARI ‘SİYASİ SOYKIRIM' OLARAK NİTELENDİ

BDP'nin eylemlerinin yoğun olarak 3 Kasım'a kadar sürmesi bekleniyor. Sonuç Bildirgesi'ne göre BDP PM toplantısında gelecek birkaç yıl içerisinde, 21. YY'nin kaderini belirleyecek kadar önemli gelişme­ler yaşanacağı öne sürüldü. Açıklamada, “14 Nisan 2009'dan beri kesintisiz olarak devam eden siyasi soykırım operasyonlarına ve 8 bini aşkın politik tutsağa rağmen, halkımızın direnişi devam ediyor” de­nilerek KCK operasyonlarına dikkat çekildi. BDP açıklamasında, Kürt halkının teröristbaşı Abdullah Öcalan'ı ‘Önder' olarak kabul ettiğini de öne sürüldü.

23 Ekim 2012 Salı

Genelkurmay'dan o uygulamaya son veriyor

Son zamanlarda Pkk'nın askeri sevkiyat yapan konvoylara yönelik düzenlediği eylemlerin artması üzerine Genelkurmay Başkanlığı yeni bir sevkiyat planı geliştirdi.

Geçen hafta bir emir yayınlayan Genelkurmay Başkanlığı, terör saldırısı riski olan bölgelerde asker sevkiyatlarının karadan yapılmaması talimatını verdi. Yayınlanan emirde tezkere alan, izine giden ve birliklerine yeni teslim olan askerlerin helikopterlerle havaalanı olan illere sevk edilmesi istendi.

Buna göre kırsal bölgede görev yapan askerler helikopterlerle havaalanı olan il merkezlerine, buradan da uçaklarla gidecekleri yerlere gönderilecek.

Diyarbakır, Elazığ ve Van'da bulunan Kabul ve Toplanma Merkezleri'ne katılan askerlerden de birlikleri kritik noktalarda olanlar, belirli dönemlerle helikopterlerle sevk edilecek. 5 günden bu yana devam eden uygulama ile karadan askeri sevkiyatların asgariye indirilerek, konvoylara yönelik düzenlenmesi muhtemel terör saldırılarının önüne geçilmesi planlanıyor.

Yeni planlamaya göre kritik bölgelerde askerliğini yapanlar helikopterle Diyarbakır'da bulunan 7'nci Kolordu Komutanlığı, Elazığ'da bulunan 8'inci Kolordu Komutanlığı, Van'da bulunan Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı ve Erzincan'da bulunan 3'üncü Ordu Komutanlığı'na getirilerek buradan havayoluyla memleketlerine gönderilecek.

20 Ekim 2012 Cumartesi

Depremzedeye dediler PKK'ya gönderdiler!

Mardin'in Kızıltepe ilçesinde, geçen yıl Kurban bayramında izinsiz deri topladıkları, Van depremindeki felaket sonrası bağış adı altında topladıkları paraları PKK'nın dağ kadrosuna aktardıkları iddiasıyla gözaltına alınan 6'sı tutuklu 12 sanık hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianameye göre, sanıklar Van depremini fırsat bilerek bağış adı altında para toplamaya karar verdi. Kurulan stantlarda, 'Van depremindeki kardeşlerimize yardım topluyoruz' diye bağış aldıkları ancak sonra bu paraları PKK'ya ve ölen teröristlerin ailelerine gönderdikleri belirlendi.

Sanıklar ayrıca belediye işçilerinden de örgüte aktarılmak üzere 300'er lira para topladı. İddianamede, bir gizli tanığın şu ifadelerine yer verildi: "Van depremi için toplanan paralar çeşitli tarihlerde güvenlik güçleriyle girdikleri çatışmalarda öldürülen teröristlerin ailelerine, bir kısmı da örgüte aktarıldı.

Ayrıca KCK'nın bildirilerine zorla imza attırıldı" dedi. Başka bir gizli tanık ise, "Bizlere, 'bunu örgüt istiyor, mecbur vereceksiniz' diyerek paraları aldılar. Paralar örgüte aktarılmak üzere BDP teşkilatına teslim edildi" diye konuştu. İddianamede, BDP ile de aralarında organik bağ olduğu savunulan sanıklar için 15 ile 25 yıl arasında değişen hapis cezaları istendi.

TELEFONDA İTİRAF ETTİ

Sanıkların, ortam dinlemesinde, insanların duyguları sömürülerek depremzedeler için toplandığı söylenen paraların PKK'ya aktarıldığı depremin de nasıl kılıf olarak kullanıldığı şöyle itiraf edildi:

X: Deprem boştur oğlum, değil mi Çetin arkadaş?
Y: Doğru söylemek gerekirse deprem için diyoruz ama değil, paralar dağda ölenler içindir.
Z: Ya, bu iş biraz tehlikeli değil mi?
X: Kardeşim 'depreme bağıştır, veren verir vermeyen vermez' savunması var yani anlayın. Fazla da sesinizi çıkarmayın.

Kurban ile ilgili fıkhi beyanlar


Kurban ile ilgili bilgilerimizi fıkıh kaynaklarımızdan şöyle bir gözden geçirelim:

* Kurban, Allah'a yaklaşma vesilesidir.

* Kendine fitre düşenlere kurban kesmek de vaciptir.

* Allah'a ulaşacak olan kurban eti, derisi, kanı değil, kurban vesilesiyle kulun takvasıdır.

* Helal kazançla kesilen kurban ev halkından bela ve ezayı uzaklaştırır. (Şarani, el-Uhudü'l-Kübra. Sf: 257)

* Peygamberimiz (S.A.V.), "Kim kurban kesmeye mali kudreti yerinde olur da kesmezse, o kimse namazgâhımıza sakın yaklaşmasın" buyurmuştur. (İbni Mâce, c/2, Sf: 1044. H.no: 3123. Müsbet, C/2, Sf: 321)

* Kurbanda ortaklık en fazla yedi kişidir. (Müslim: 1 / 318)

* Kurban etinin üçte birini fakirlere vermek müstahaptır. (Tecrid-i Sarih Terc ve Şerhi, C/12. Sf: 34. H.no: 1886)

Kurban keserken şunları yerini getirmek müstehaptır:

Kurbanı:

Kıbleye karşı yatırmak;

Soluna doğru yatırmak;

Yatırırken ve kesmeye başlamadan önce dua (En'am suresi, ayet: 62-63) okumak,

Kesmeye başlarken: Bismillahi Allah-u Ekber demek.

* Kurban kesildikten sonra kurban sahibi (veya sahipleri) iki rekat şükür namazı kılmalıdır (lar). (Damad adlı fıkıh kitabı)

* Etleri yenen yabani hayvanlardan (geyik, karaca, tavşan ... gibi) kurban olmaz.

* Kurban edilebilir olduğu halde şu dört hayvan kurban edilemez. Bunlar:

- Kör hayvan;

- Hasta hayvan;

- Topal hayvan;

- Kesilecek yere gidemeyen zayıf hayvan.

* Kurban kesebilecek herkese kurban yapmak gerekli bir ibadettir. Misafir ile mukim arasında fark yoktur. (Y.V.Yavuz. İslam'da Zekât Müessesesi, Sf: 281. 2. baskı) Peygamberimiz buyurdu: "Kurban seferde de kesilir." (Müslim 1975. Ebu Davud 2814)

* Boynuzu olmayan veya hadım edilmiş olan hayvan kurban edilir. (Tirmizi, Kurban, H.no: 1520)

* Kâfire kurban etinden verilmez. (Ebussuud Ef. Fetvaları, No: 379)

* Kurban yapmayıp parasını tasadduk etmek kurban yerine geçmez. Hiçbir ibadet diğerinin aynısı değildir. Onun için kurban kesmeyip de kurbanlık hayvan ağırlığınca altını fakirlere dağıtsak, büyük sevaba gireriz, ama kurban kesmiş olmayız. Hem kurban keseceğiz hem de yardımımızı yapacağız.

Allah (C.C.) kabul etsin.

OECD'den Türkiye'ye terör finansmanı uyarısı

Türkiye'nin, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) bünyesinde kara para ve terörün finansmanıyla mücadele işlevi gören Mali Eylem Görev Gücü (FAFT) üyeliği tehlikede.

ÜYELİK ASKIYA ALINACAK

ntvmsnbc'den Kayhan Karaca'nın haberine göre; terörizmin finansmanıyla yeterli mücadele etmediği gerekçesiyle geçen haziran ayında Ankara'ya ekim ayına kadar süre tanıyan FAFT, bu alanda gereli yasal düzenlemeleri yapmaması halinde Türkiye'nin üyeliğini 22 şubat 2013 tarihinde askıya almayı kararlaştırdı.

TERÖRİZM FİNANSMANIYLA İLGİLİ YASAL BOŞLUK VAR

FAFT'ın bugün Paris'te yapılan genel kurul toplantılarında alınan kararda, Türkiye'nin karar para aklamayla mücadelede attığı adımların olumlu olduğu, ancak terörizmin finansmanıyla mücadele konusundaki yasalarda boşluklar bulunduğu belirtildi.

SON TARİH 22 ŞUBAT

FAFT, Türk hükümetinden, terörün finansmanıyla ilgili yasal düzenlemeleri gerçekleştirmesini ve terörden kaynaklanan banka transferleri ve banka işlemlerinin tespit edilip dondurulmasını Mali Eylem Görev Gücü'nün tavsiyeleri doğrultusunda sağlayacak yasal bir çerçeve hazırlamasını talep etti. Bu taleplerin 22 şubat 2013 tarihine kadar hayata geçirilmemesi halinde Türkiye'nin üyeliğinin askıya alınacağı bildirildi.

KARA LİSTE RİSKİ VAR

Türkiye şu anda FAFT'ın "Kara Para Aklama ve Terörün Finansmanıyla Mücadelede Stratejik Yetersizlikleri Bulunan Ülkeler" listesinde yer alıyor. "Kara-Gri Liste" olarak da anılan bu listede Endonezya, Pakistan, Yemen, Gana ve Nijerya gibi ülkeler de bulunuyor. Türkiye'nin şubat ayına kadar gerekli yasal reformları gerçekleştirmemesi halinde şu an sadece Kuzey Kore ve İran'ın bulunduğu "Kara Liste"ye alınma riski bulunuyor.

Ulusal ve uluslararası planda kara para aklama ve terörizmin finansmanıyla mücadele için 1989 yılında OECD bünyesinde G7'ler AB'nin girişimiyle kurulan ve hükümetlerarası bir organ olan FAFT bu alanlarda politikalar üretip, denetim mekanizmasıyla kontrol ettiği üye devletlere tavsiyelerde bulunuyor.

8 Ekim 2012 Pazartesi

Arınç: Kurban Bayramı tatili 6 gün

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Kurban Bayramı öncesindeki 24 Ekim gününün de tam gün resmi tatil olarak kabul edildiğini belirterek, ''24 Ekim Çarşamba günü yarım gün mesai yapılmayacak'' dedi.
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından Başbakanlık Merkez Bina'da düzenlediği basın toplantısında Bakanlar Kurulu'nda yaklaşan Kurban Bayramı sebebiyle alınan kararları açıkladı. Kurban Bayramı'nın birinci günü olan 25 Ekim öncesindeki arefe gününün de resmi tatil ilan edildiğini bildiren Arınç, ''24 Ekim Çarşamba günü de kamu kesimi için tam gün tatile dönüştürüldü. Çarşamba günü yarım gün mesai yapılmayacak'' ifadesini kullandı.
Her bayramda olduğu gibi otoyol, boğaz köprüleri ve belediyelerin sunduğu toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz yararlanılmasına yönelik kararların da alındığını vurgulayan Bülent Arınç, ''24 Ekim 2012 Çarşamba günü 00.00'dan başlayarak 30 Ekim 2012 Salı günü saat 07.00'ye kadar otoyollar ve Boğaz köprülerinden ücretsiz yararlanılacak. 25 Ekim Perşembe günü saat 00.00'dan başlayarak, 28 Ekim Pazar günü saat 24.00'e kadar belediyeler ve bunların kurduğu birlik, müessese ve işletmecelerce yürütülen toplu taşıma hizmetlerinden yararlananlar da bunlardan istifade etmiş olacak'' diye konuştu.
Emekli, dul ve yetim aylığı alanlara da bayram öncesinde ödeme yapılacağını açıklayan Hükümet Sözcüsü Arınç, ''Tahsis numaralarının son rakamları 9,7,5 ve 3 olanlara 17 Ekim'de, 1,8 ve 6 olanlara 18 Ekim'de 4,2 ve 0 olanlara 19 Ekim tarihinde ödeme yapılacak'' dedi.

Okul Ne İşe Yarar?

  Her kurum gibi okul için de bu "Okul ne işe yarar" sorusu sorulur ve sorulması gereken, çok önemli bir sorudur. Kişilerin nerede...